2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Elif EROL, Özge BURAN KÖSE, Duyunç KOÇÖZ, Canan ERTÜRK
AİLE TARZI VE EBEVEYN TUTUMLARININ ÇEŞİTLİ ÇOCUK SORUNLARI İLE İLİŞKİSİ
 
Çocuk kliniğinde karşılaşılan çocuk sorunları ile ailelerin tutumları arasında belli ilişkiler vardır. Çocuk sorunlarına bakıldığında aile özelliklerinden ve yetiştirme tutumlarından kaynaklanan pek çok sorun göze çarpar. Kliniğe başvuran aileler çoğu kez, kendi davranışlarından kaynaklanan bir tutumdan dolayı çocukta sorun oluştuğunun farkında değildirler. Süreli bir görüşmede uzman, görüşme esnasında sorduğu sorular ya da gözlemleri ile ailenin çocuğa davranışları hakkında bilgi, fikir sahibi olabilir ancak bu genel değerlendirme için yeterli değildir. Sorunsalı anlamak için daha kapsamlı bir incelemeye ihtiyaç duyulur. Bu kimi zaman çocuğa, kimi zaman aileye kimi zaman her ikisine birden uygulanan test, ölçekler ya da uzun görüşmeler yoluyla imkanlı hale gelir. Sorun ve buna sebep olan aile davranışı tespit edildikten sonra takip edilen çocuk ve ailesi arasında sağlıklı ilişki kurulması söz konusu olabilir. Amaç: Bu çalışmada amaç; ailelerin hayat tarzı ve çocuk yetiştirirken gösterdikleri tutumlarla çocuklarda görülen dikkat, ataklık, davranım bozukluğu gibi sorunlar arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ek olarak anne- baba yaşı, mesleği, eğitim durumları, annenin anneliğini algılama sıfatı gibi demografik bilgilerle çocuk davranışları ve aile tutumları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Yöntem: Araştırma, İstanbul il genelinde bulunan ve tesadüfi olarak seçilen 83’ü (%49.1) erkek ve 86’sı (%50.9) kız olmak üzere (0-12) yaş toplam 169 çocuğun aileleri ile yapılmıştır. Örneklemdeki annelerin %50.3’ü 24-34 yaş arasında; babaların ise %65.4’ü 35-44 yaş arasındadır. Annelerin %63.3’ü lise ve altı okul mezunu iken, babaların %60.1’i lise ve altı okul mezunudur. Annelerin %66.3’ü meslekleri olsa dahi çalışmadıklarını ifade etmişlerdir.Çalışmaya katılan aileler %36.7’sinin tek çocuğu varken, %40.8’inin 2; %22.5’inin 3 ve daha fazla çocuğu olduklarını belirtmişlerdir. Ailelerin %44.2’si aylık 1000 TL ve altında gelire sahipken, %19.5’inin geliri aylık 5000 TL’nin üzerindedir. Çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanan demografik bilgi formu, Conner’s Anne Baba Derecelendirme Ölçeği (Dereboy ve ark., 2007), Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI) (LeCompte ve ark. 1978) uygulanmıştır. Verilerin değerlendirmesinde, normallik varsayımına uygunluk bulunmadığından ikili örneklerde Mann Whitney U, çoklu örneklerde ise Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Değişkenler arası farkların belirlenmesinde Mann Whitney U testi kullanılarak çoklu karşılaştırmaların sonuçları değerlendirilmiştir. PARI ve Conner’s ölçekleri arası ilişkinin incelenmesinde ise Spearman Korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmada hiperaktivite durumunun Demokratik-Eşitlikçi aile tutumu ile pozitif ilişkili (p<0.01); Sıkı Disiplinli aile tutumu ile negatif ilişkili (p<0.05) olduğu bulumuştur. Ayrıca kardeş olması durumunda ve gelir grubu 2000-5000 TL arasında olanlarda 1000-2000 TL arasında olanlara göre hiperaktivite puanı daha yüksek bulunmuştur. Annelerin eğitim durumları ile hiperaktivite puanları arasında anlamlı fark olduğu (p<0.05); lisans ve önlisans mezunu anne ve babaların çocuklarının ilkokul mezunlarının çocuklarına göre hiperaktivite puanının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Davranım bozukluğu puanları ile cinsiyet ilişkisine bakıldığında erkek çocuklarının anlamlı şekilde daha fazla davranım bozukluğu gösterdiği görülmüştür. (p<0.05) Dikkat eksikliği puanı anneliğini “anlayışlı” olarak tanımlayan anneler tanımlayanlara göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. (p<0.01) Ebeveyn değerlendirme formlarında ise “Aşırı Koruyuculuk”, “Demokratiklik – Eşitlik” ve “Sıkı Disiplin” puanları ile anne ve babanın eğitim durumları arasında anlamlı düzeyde farklılık görülmüştür. (p<0.01) Eğitim düzeyi ve gelir arttıkça koruyuculuk ve sıkı disiplin puanları azalmakta; demokratiklik puanı ise artmaktadır (p<0.05) Yine her iki alt boyut ile annenin çalışma durumu arasında anlamlı farklılık görülmekte olup (p<0.01); çalışmayan annelerde aşırı koruma ve sıkı disiplin puanları daha yüksek bulunmuştur. “Sıkı Disiplin” alt boyutu, ailenin çocuğu planlı olarak dünyaya getirmesi durumunda süpriz olmasına oranla anlamlı düzeyde düşüktür. (p<0.01) “Annenin Ev Kadınlığını Reddi” boyutu, birden fazla çocuk olması (p<0.01) ve gelir düzeyinin düşmesi (p<0.05) durumlarında anlamlı olarak artış göstermektedir. Son olarak anneliğini “anlayışlı” olarak tanımlayanların çocuklarında “davranım bozukluğu” (p<0.01), “karşı gelme” (p<0.01), “dikkat eksikliği” (p<0.01) ve “hiperaktivite” (p<0.05) puanları tanımlamayanlara göre anlamlı oranla daha düşüktür. Sonuç ve Tartışma: Çocuklarda görülen hiperaktif bulgular ve ailelerin çocuklarına karşı tutumları arasındaki ilişki son zamanlarda sıklıkla incelenen bir konudur. Otoriter tutuma sahip ailelerde de gözlemlenmekle beraber çoğunlukla demokratik tutuma sahip ailelerin çocuklarında hiperaktiflik gözlemlenmiştir. (Börekçi, 2017) Çocuk psikopatolojisi açısından bakılırsa, aşırı hareketlilik ve dikkatle ilgili güçlükler çocuklarda depresif semptomlar olarak değerlendirilir. Demokratik aile modeline sahip ebeveynlerin çocuklarıyla arkadaş, denk olma çabalarının sonucunda çocukların bu ilişkide taşımakta zorlandıkları yükler edindikleri ve bu zorlu deneyimin sonucunda da depresif semptom olan hareketlilik ve dikkat zorlukları gösterdikleri ileri sürülebilir.

Anahtar Kelimeler: Aile Tutumu, Dikkat, Hiperaktivite, Davranım Bozukluğu


 


Keywords: