2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Azime KARAKOÇ KUMSAR, Feride TAŞKIN YILMAZ, Gülbahtiyar DEMİREL
15-49 YAŞ ARALIĞINDAKİ KADINLARIN YAŞLILARA KARŞI TUTUMLARI İLE AKTİF YAŞLANMA GİRİŞİMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
 
Yaşlılıkla ilgili en büyük problem bu döneme karşı insanlarda yanlış algı ve ön yargıların varlığıdır. Yaşlılık, genellikle bireylerde değişimlerin ve kayıpların görüldüğü bir süreç olarak algılanmaktadır. Yaşlanmayla birlikte, yalnızlık, fonksiyonel yetersizlik, kronik hastalıklar ve inkontinans, yeme bozuklukları, demans, ilaç kullanım hataları gibi geriatrik semptomlar ile sağlık bakımına yönelik gereksinimler artmakta ve birçok insan yaşlı bireyi zayıf ve hasta olarak algılamaktadır. Yaşlılık ile ilgili bu yöndeki algı ve ön yargıların önüne Dünya Sağlık Örgütü tarafından aktif /sağlıklı yaşlanma kavramıyla çıkılmıştır. Aktif yaşlanmada amaç, yaşlılık döneminde tüm insanların sağlıklı yaşam beklentilerini uzatmak ve yaşam kalitelerini artırmaktır. Ülke nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların sağlıklı olmaları, dolayısı ile sağlıklı yaşlanmaları oldukça önemlidir. Kadınların sağlıklı olmaları ve yaşlanmaları sadece kendileri için değil tüm toplum sağlığı açısından da önemlidir. Kadınların doğurganlık dönemi olan 15–49 yaş aralığında, yaşlılığa ilişkin olumlu tutum içinde olmaları, aktif yaşlanma girişimlerini bilmeleri ve bu girişimleri uygulamaları sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum oluşumuna katkı sağlayabilir. Amaç: Araştırma, 15-49 yaş aralığındaki kadınların yaşlılara karşı tutumları ile aktif yaşlanma girişimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek, yaşlılara karşı tutumlarını ve aktif yaşlanma girişimlerini etkileyen faktörleri saptamak amacıyla yapılmıştır. Kapsam: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılan araştırmanın evrenini 15 Şubat – 30 Haziran 2016 tarihleri arasında Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilin Halk Sağlığı Birimine bağlı 22 farklı Aile Sağlığı Merkezi’ne aşılama, doğum kontrol, enjeksiyon gibi nedenlerle başvuran 15-49 yaş aralığındaki 624 kadın oluşturmuştur. Üreme döneminde bulunan, sözel iletişim engeli bulunmayan, yeterli bilişsel düzeye sahip ve çalışmaya katılmayı kabul eden 459 kadın çalışma örneklemine alınmıştır. Sınırlıklar: Araştırma sınırlı zamanda tek bir ilde birinci basamak sağlık hizmetlerinden yararlanan kadınlar ile yapıldığından dolayı örneklem ve zaman sınırlılığı içermektedir. Yöntem: Veriler kadın tanılama formu, Kogan Yaşlılara Karşı Tutum Ölçeği ve Aktif Yaşlanmaya Yönelik Girişim Anketi kullanılarak elde edilmiştir. Kogan Yaşlılara Karşı Tutum Ölçeği, Nathan Kogan (1961) tarafından geliştirilmiş olup Erdemir ve ark. (2011) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Ölçek, bireylerin yaşlılara karşı tutumlarını ölçmektedir. Tıbbi terimleri içermeyen sosyal içerikli olarak geliştirilen ölçek 6’lı likert tipinde olup 34 maddeden oluşmaktadır. Ölçekten elde edilecek puan 34-204 arasında değişmekte ve alınan puanın yüksek olması yaşlılara yönelik pozitif tutumu göstermektedir. Aktif yaşlanmaya yönelik girişim anketi ise, doğal gıdalar tüketme, normal kiloyu koruma, düzenli egzersiz yapma, sigara kullanmama, stresten uzak durma, kendine özel vakit ayırma, aile ilişkilerini sıcak tutma, sosyal aktivitelere katılma, ev ve iş kazalarını önlemeye yönelik tedbirler alma, sağlıklı yaşlanmaya destek olduğu düşünülen bitkisel ürün kullanımı gibi durumları sorgulayan 22 sorudan oluşmaktadır. Anketten elde edilecek puanlar 22-66 arasında değişmekte ve yüksek puan kadınların aktif yaşlanmaya yönelik girişimlerinin iyi olduğunu göstermektedir. İstatistiksel değerlendirmede, ortalama, standart sapma, yüzdelik dağılım, student t testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma için bir üniversitenin etik kurulundan (Karar no: 2016-01/17) yazılı izin alınmıştır. Bulgular: Kadınların yaş ortalaması 30.26±9.30 (min:15, max:49) yıl olup, %59’u evli, %7’si okuma yazma bilmemekte ve %78.6’sı bir iş yerinde çalışmaktadır. Kadınların %36.8’si ailesinde bakmakla sorumlu olduğu yaşlı bir bireyin bulunduğunu, %25.9’u karar alırken yaşlı bireylere danıştığını belirtmiştir. Kadınların %32.2’si bir kadının 61-65 yaş aralığında yaşlı sayılabileceğini ifade ederken, %72.5’i yaşlılığı yaşın ilerlemesi, %49.5’i unutkanlık, bunama ve %43.1’i hafıza, güç ve enerji kaybı olarak tanımlamıştır. Kadınların %53.4’ü yaşlıyı hassas bir kişi olarak değerlendirmekte ve %38.6’sı yaşlıların en fazla sevgi ve şefkate ihtiyaç duyduğunu belirtmektedir. Kadınların %71.5’i yaşlıların bakımlarının evde olması gerektiğini, %37.3’ü yaşlıların günlük ihtiyaçları ile evde bakım hemşiresinin ilgilenmesi gerektiğini belirtirken %55.3’ü sağlıklı yaşlanmanın mümkün olabileceğine inanmaktadır. Kadınların yaşlılara karşı tutumlarının pozitif tutuma yakın olmakla birlikte orta düzeyde (125.58±20.88) olduğu belirlenmiştir. Kadınların aktif yaşlanmaya yönelik girişim puan ortalamaları ise ortalamanın üzerinde olup (51.15±8.17), bu durum kadınların aktif yaşlanmaya yönelik girişimlerinin iyi olduğunu göstermektedir. Ayrıca kadınların yaşlılara karşı tutumları ile aktif yaşlanmaya yönelik girişimleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (p<0.01). 30-39 yaş aralığında bulunan, evli, yükseköğretim mezunu, herhangi bir işte çalışmayan, kronik hastalığı olmayan, ailesinde bakmakla sorumlu olduğu yaşlı birey bulunmayan ve sağlıklı yaşlanmanın mümkün olabileceğine inanan kadınların aktif yaşlanma girişimlerinin daha iyi olduğu belirlenmiştir (p<0.01). Çalışan, kronik hastalığı olan, ailesinde bakmakla sorumlu olduğu yaşlı birey bulunan ve sağlıklı yaşlanmanın mümkün olabileceğine inanmayan kadınların yaşlılara karşı tutumların ise diğerlerine göre daha olumsuz olduğu saptanmıştır (p<0.01). Sonuç: Çalışmada üreme döneminde bulunan kadınların yaşlılara karşı tutumlarının olumlu olduğu ve aktif yaşlanma girişimlerini uyguladıkları, yaşlılara karşı tutumları yüksek olan kadınların aktif yaşlanmaya yönelik girişimlerinin de daha iyi olduğu belirlenmiştir. Güncel bir konu olmasına rağmen yeterli sayıda çalışmanın bulunmaması bu konudaki eksikliği göstermektedir. Bu bağlamda, özellikle aktif yaşlanma konusunda başta kadınlar olmak üzere toplumun bilinçlendirilmesi son derece önemlidir.

Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Tutum, Sağlıklı Yaşlanma, Aktif Yaşlanma, Kadın


 


Keywords: