2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Dilek KARAOĞLAN, Belkıs KARATAŞ AKTAN
KADINLARIN SERVİKS KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ VE ERKEN TANI YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN BİLGİ VE UYGULAMALARININ BELİRLENMESİ
 
Giriş: Kanser Dünya’da ve Türkiye’de kardiyovaskuler hastalıklardan sonra ikinci sırada ölüm nedenidir. Jinekolojik kanserler meme kanserinden sonra kadınlardaki morbidite ve mortalitenin en büyük nedenlerinden birisidir. Jinekoloik kanserleri; serviks, endometrium, over, vulva ve vajen kanserleri oluşturmaktadır. Jinekolojik kanserler de diğer kanser türleri gibi mortalite ve morbiditeyi artırmalarına karşın, önlenebilir ve erken teşhis durumunda tedavi edilebilir hastalıklardır. Jinekolojik kanserler arasında en önemli kanserlerden birisi olan serviks kanseri, Dünya’da kadınlarda en sık görülen dördüncü kanserdir. Serviks kanserine erken dönemde tanı koyulabilmektedir. Servikal kanserin preinvaziv bir evresinin olması, bu dönemde hastaların yakalanabilmesi ve etkin olarak tedavi edilebilmesi bu hastalığa özgü önemli bir özellik olup tarama ve erken tanıya imkan vermektedir. Ancak gelişmekte olan ülkelerde servikal kanser, düzenli taramaların olmaması nedeniyle hala büyük bir sorun olmayı sürdürmektedir. Serviks kanserinin erken dönemde tanılanması ve tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalık olması nedeniyle bu konuda yapılacak çalışmalar erken tanı açısından önemlidir. Amaç: Bu araştırma, kadınların serviks kanseri risk faktörleri ve erken tanı yöntemlerine ilişkin bilgi ve uygulamalarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kapsam: Araştırmanın evrenini 01.12.2015 ve 28.02.2016 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Gazimağusa Devlet Hastanesinin ve Gazimağusa’da bulunan iki özel hastanenin kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuran kadınlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini araştırmanın yapıldığı tarihlerde, polikliniğe başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden 232 kadın oluşturmuştur. Sınırlılıklar: Araştırma verilerinin toplanması zaman gerektirdiğinden KKTC Gazimağusa Devlet Hastanesinin ve Gazimağusa’da bulunan iki özel hastanenin kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuran evli kadınlarla sınırlandırılmıştır. Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışmaya, 01 Aralık 2015-28 Şubat 2016 tarihleri arasında, araştırmacının poliklinikte bulunduğu günlerde, Gazimağusa Devlet Hastanesi ve iki özel hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran kadınlardan araştırmaya katılmaya gönüllü 232 kadın alınmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen soru formu kullanılmıştır. Soru formu iki bölümden oluşmuştur. İlk bölümde kadınların sosyo-demografik özellikleri, ikinci bölümde ise kadınların serviks kanseri risk faktörleri ve erken tanı bilgi ve uygulamalarına ilişkin sorulara yer verilmiştir. Toplanan veriler bilgisayar ortamında kolmogorov-smirnov, parametrik hipotez testleri, anova ve ki-kare testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın yapılabilmesi için KKTC Sağlık Bakanlığı (Sayı:3518 Tarih:14.09.2015) ve iki özel hastane yönetiminden (Tarih:21.11.2015) yazılı izin, soru formlarının etik olarak uygunluğu için Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu’ndan (Sayı:2015/32-223 Tarih:17.09.2015) yazılı onay alınmıştır. Kadınlara veri toplama formu uygulanmadan önce araştırmanın amacı ve soru formu ile ilgili açıklama yapılmış, araştırmaya katılımın gönüllülük esasına dayandığı belirtilerek, yazılı onamları alınmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan kadınların % 42,24’ü 41 yaş ve üzeri yaş grubunda, % 47,41’inin KKTC uyruklu, % 31,47’sinin üniversite mezunu olduğu ve % 53,02’sinin çalıştığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılan kadınların % 81,12’si kadın hastalıkları kanserleri konusunda bilgi sahibi olduğunu ifade etmiştir. Kadın kanserleri ile ilgili bilgi sahibi olan kadınların % 35,15’i bu bilgiyi doktordan, % 6,06’sı ise hemşireden elde ettiğini belirtmiştir. Kadınların; cinsel yolla bulaşan bir hastalık geçirmiş olma (% 91,81), akıntılı bir hastalığı olup tedavi olmama (% 91,38), birden fazla cinsel partner olması (% 90,95), ailesinde rahim ağzı kanseri olması (% 87,50), daha önce kanser öyküsü olması (% 85,78), otuz yaş ve üzeri olma (% 68,97), beş yıldan fazla süreyle doğum kontrol hapı kullanma (% 53,88) ve çok sayıda gebe kalmanın (% 46,12) rahim ağzı kanseri açısından risk faktörü olduğunu bildiği saptanmıştır. Kadınların % 75,95’i rahim ağzı kanseri erken tanı yöntemleri hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade etmiştir. Kadınların % 58,62’sinin daha önce pap smear testi yaptırdığı, pap smear testi yaptıran kadınların % 55,88’inin düzenli aralıklarla bu testi yaptırdıkları saptanmıştır. Araştırmaya katılan kadınların % 38,36’sının pap smear testi yaptırma zamanını doğru bildiği, pap smear testi yaptıran kadınların % 46,32’sinin doğru zamanda yaptırmaya başladığı belirlenmiştir. Kadınların % 62,07’si pap smear testinin hangi sıklıkla yaptırılması gerektiğini bildiği, pap smear testi yaptıran kadınların % 35,34’ünün doğru sıklıkta yaptırdığı saptanmıştır. Araştırmaya dahil edilen kadınların % 81,03’ünün pap smear testini kimlerin yaptırması gerektiğini bildiği tespit edilmiştir. Sonuç: Kadınların çoğunluğunun kadın hastalıkları kanserleri ile ilgili bilgi sahibi oldukları, kadınların bilgi kaynağının çok az bir kısmının hemşireler olduğu, kadınların çoğunluğunun rahim ağzı kanseri erken tanı yöntemleri hakkında bilgi sahibi olduklarını ve pap smear testi ile erken tanı sağlanabileceği, kadınların yarıdan fazlasının daha önce pap smear testi yaptırdığı, kadınların yaş gruplarına göre pap smear testini uygulamaya doğru zamanda başlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, kadınların gelir durumlarına göre pap smear testini yaptırmaya başlama zamanını bilme durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Serviks Kanseri, Risk Faktörleri, Erken Tanı, Pap Smear Testi


 


Keywords: