2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Çiğdem BİLGE, İlkay GÜNGÖR
GEBELİKTE MARUZ KALINAN İYONİZE RADYASYON
 
Giriş: Radyasyon, parçacık veya dalgalar halinde hareket eden enerjidir. İyonize ve İyonize olmayan şeklinde iki türü vardır. İyonize olmayan radyasyon görünür ışık, mikrodalgalar ve radyo dalgaları gibi örnekleri olan, daha düşük enerji seviyelerine sahiptir. İyonize radyasyon ise, DNA'ya zarar verebilir ve yeterli yüksek dozlarda sağlık üzerine olumsuz etkilere neden olabilir. İyonize radyasyon olan X ışınları karşılaştıkları maddelere elektron kaybettiren bir özelliğe sahiplerdir ve genellikle tanı amacıyla kullanılırlar. Bu ışınlar hücre bölünmesi ve genetik yapıda değişikliğe neden olurlar. Ayrıca en fazla hızlı bölünen hücreleri etkilerler. Bu nedenle iyonize radyasyona maruz kalan gelişmekte olan fetüsün ve fetüse ait dokular risk altındadır. Sağlık profesyonelleri, kişinin gebe ya da muhtemel gebe olması durumunda, hastalıkları tanılamada tamamlayıcı tanılama sistemlerinden olan radyasyonu kullanma konusunda hep ikilemde kalmışlardır. Buna rağmen fetüsün ışın alması oldukça yaygın karşılaşılan bir durumdur. Fakat fetüsün riskleri konusunda dikkatli olmak gerekir. Bu tanılama işleminden önce olası riskler aileye anlatılmalı ve annenin hayatını kurtarmak önceliği gösterilerek fetüsü de korumaya yönelik kararlar verilmelidir. Röntgen, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntülemesi (MRG) ve nükleer tedaviler toplumda en sık kullanılan tanı ve tedavi yöntemleridir. Gebe ya da muhtemel gebe olan kadınlar gebelik sürecinde bu yöntemlerden biri ile karşılaşmış olabilir. Bu yöntemlerin gebelik sürecinde kullanılması her ne kadar kafa karışıklığı yaratsa da bazen kullanışlı olan bu gibi yöntemlerin kullanılmaması yararsız olabilir. Gebe kadının medikal tedavi ihtiyacı varsa ve tedaviyi risklerine rağmen kabul ediyorsa fetüs için sadece enerji miktarının dikkate alınmadığı bunun yanında foton miktarının da önemsendiği tanısal bir prosedür uygulanmalıdır. Eğer ışınlama uterusun dışında bir alana yapılacak ise fetüs saçılan radyasyondan az etkilenir. Yani fetüs, anterior pozisyonda çekilen röntgendeki radyasyondan posterior pozisyonda çekilene göre daha fazla etkilenir. Fetüsün en fazla doza maruz kaldığı durum, hasta için çok fazla yarar sağlayan batın bilgisayarlı tomografi çekimidir. Bilgisayarlı tomografi çekiminin dozu gebelik haftası, fetüsün derinliği ve çekim alanının uterusa mesafesi ile ilgilidir. Gebelikte radyasyon kullanımında radyasyonun fetüse etkileri belirleyici ve olasılıklı olarak iki şekilde incelenir. Belirleyici etkinin şiddeti, klinik açıdan önemsiz olan eşik dozunun altında bulunan radyasyon dozu ile artar. Bunun yanında fetüs üzerinde etki göstermesi için radyasyon dozunun eşik değerine ulaşması gereklidir. Bu eşik dozundan sonra fetüs üzerindeki etki artmaya başlar. Olasılıklı etki ise radyasyon dozuna bağlı olarak artmaz. Eşik doz değerinden de etkilenmez. Radyasyonun fetüs üzerindeki etkileri, gebeliğin haftasına, radyasyon dozuna ve fetal hücresel yenilenme mekanizmasına bağlıdır. Bunun yanında demografik özellikler, kronik hastalıklar veya genetik özellikler gibi tıbbi özgeçmiş de etkileyebilir. Birleşmiş Milletler Bilimsel Komitesi ve Ulusal Radyolojik Koruma Kurulu'na göre, gebelikte maruz kalınan radyasyonun ciddi riskleri mental gerilik ve çocukluk kanserini içerir. Literatüre bakıldığında ise radyasyona maruz kalma miktarına doğrudan bakan çalışma sayısı sınırlıdır. Chandra ve ark.’nın 2013 yılında yaptıkları çok merkezli çalışma sonucuna göre, gebelikte radyasyon kullanımında uygun önlemler alındığı sürece, fetüs üzerindeki riskin minimum veya hiç olmadığını belirtmişlerdir. Buna karşın, Aspolm ve ark.’nın yaptıkları çalışmada ise uzun uçuşlarda, radyasyona maruz kalan uçuş görevlileri arasında abortus riskinin arttığı ifade edilmiştir. Ayrıca gebelikte maruz kalınan iyonize radyasyon üzerine 40 yıl süren araştırma yapan Doll and Wakeford, 10 mGy radyasyon dozunun bile çocukluk kanseri nedeni olduğunu söylemişlerdir. Radyasyonun fetüs üzerindeki etkileri; gebelik kaybı, konjenital malformasyonlar, nörodavranışsal anomaliler, fetal gelişme geriliği, karsinogenezis olarak sınıflandırılabilir. Amaç: Bu derlemenin amacı gebelik döneminde maruz kalınan radyasyonun fetüse olabilecek zararları konusunda farkındalık yaratmak ve sağlık profesyonellerine bu konuda rehber olmaktır. Kapsam: Gebelik döneminde radyasyona maruz kalan kadınları içermektedir. Sınırlılıklar: Sınırlılık yoktur. Yöntem: Bu yazı literatür ve alan araştırması yapılarak derleme şeklinde hazırlanmıştır. Etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Bulgular: Bu yazı literatür ve alan araştırması yapılarak derleme şeklinde hazırlanmıştır. Etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Sonuç: Teknolojinin ilerlemesi ve tanılama yöntemlerine ulaşımın kolaylığından mevcut durumundan habersiz gebe kadınların radyasyona maruz kalması gün geçtikçe artmaktadır. Fetüse radyasyonun etkileri hala tartışmalı bir konudur. Eğer bu tanılama yöntemleri gebe kadına uygulanacaksa, anne ve doğmamış çocuğunun refah dengesi sağlanmalı, riskleri ve yararları iyi saptanmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Radyasyon, Gebelik, Fetüs


 


Keywords: