2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Emine ALASYA, Dilek SARPKAYA GÜDER
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE TEMEL GÖSTERGELER İLE KADININ DURUMU: DERLEME ÇALIŞMASI
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde temel göstergeler ile kadının durumunun tanımlanması ülkenin toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunabilecektir. Kadınların hangi alanlarda daha sıklıkla ayrımcılığa uğradıklarının tespit edilmesi önemlidir. KKTC’de kadınların mevcut durumuna için çalışmaların yapılması kadınları, kamusal hayatta ekonomik, sosyal, kültürel ve politik alanlarda aktif ve etkili olabilmeleri için güçlendirecektir. Amaç: Bu çalışma, KKTC’de temel göstergelerle kadının durumu hakkında bilgi vermek ve ilgili literatüre katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Yöntem: Çalışma, derleme tipindedir. Çalışmada kullanılan araştırma yöntemleri betimleme ve belgesel analiz yöntemidir. Gelişme: Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıklar kadınlar ve erkekleri farklı yönlerde şekillendirmektedir. Ekonomik ve sosyal yaşamın tüm alanlarında sıklıkla erkeğe kadından daha fazla değer veren bir eşitsizlik modeli süregelmektedir. Bu eşitsizlik modeli özellikle çalışma/fırsat eşitliği, kararlara katılım, seçme özgürlüğü, sağlık hizmetlerinden faydalanma, eşit işe eşit ücret, eğitim ve meslek seçiminde daha ön planda olabilmektedir. Çalışmada, elde edilen bilgiler ışığında KKTC’deki kadının durumu, bu alanlar göz önünde bulundurularak açıklanacaktır. KKTC’nin 2011 nüfus sayımı sonuçlarına göre, nüfusun %47,4’ünü kadın nüfus oluşturmaktadır. Kadınlarda doğuşta beklenen yaşam süresi 76,7 yıldır. Okuma yazma bilmeyen kadın nüfus oranı erkeklerden 2,7 kat daha fazla olarak saptanmıştır. Kadınların 2015 yılı için ortalama evlenme yaşı 29,4, erkeklerin ise 32,4 olarak belirlenmiştir. Ekim 2016’da KKTC’de istihdam edilenlerin, %36,2’sini (42 897 kişi) kadınlar, %63,8’ini (75 490 kişi) ise erkekler oluşturmaktadır. İstihdam edilen kadınların %89,0’ı hizmetler sektöründe çalışmaktadır. Kadınların %86,3’ü ücretli ve maaşlı, %1,8’i yevmiyeli, %3,3’ü işveren, %6,9’u kendi hesabına, %1,7’si de ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır. İstihdam edilen erkeklerin ise %72,4’ü hizmetler sektöründe çalışmaktadır. Erkeklerin %78,0’ı ücretli ve maaşlı, % 4,4’ü yevmiyeli, % 5,6’sı işveren, %11,6’sı kendi hesabına ve %0,4’ü ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır. Ekim 2016 Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, istihdam edilen erkeklerin %23,7’sini ilkokul, %31,0’ını lise ve dengi okul, %22,7’sini fakülte veya yüksekokul, %2,6’sını master/doktora, %14,4’ünü orta veya dengi okul, %3,4’ünü ise ilköğretim mezunları oluşturmaktadır. İstihdam edilen kadınların ise %31,8’ini lise ve dengi okul, %39,0’ını fakülte veya yüksekokul, %4,3’ünü Master/doktora, %13,0’ını ilkokul, %7,6’sını orta veya dengi okul, %2,7’sini ise ilköğretim mezunları oluşturmaktadır. İşsizlik oranı, KKTC genelinde erkeklerde %5,5, kadınlarda ise %7,9 olarak hesaplanmıştır. 2011-2015 yılları arasında devlet sektöründe çalışan personelin %45,2’si kadın olduğu tespit edilmiştir. Kadınların 2015 yılı için yıllık ortalama iş gelirleri erkeklerinkinden 0.8 kat daha azdır. KKTC’de 2013 yılında yapılan genel seçimlerde seçilen 50 milletvekilinin 4’ü kadındır. 2015 yılında Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik yapılarak siyasi partilerin seçimlerde kadın milletvekili sayısı olarak en az %30 oranında aday gösterme zorunluluğu kabul edilmiştir. Faaliyetteki hiçbir siyasi partinin genel başkanı ve genel sekreterliği görevinde kadınlar yer almamaktadır. Yargı alanında kadınların durumuna baktığımızda ise toplam yargıç sayısının %65’i kadın yargıçlardan oluşmaktadır. K.K.T.C’ de bulunan sendikalarının yürütme kurullarında erkek sayısı fazladır. Ülkede bulunan 45 sendika başkanının sadece 3’ü kadındır. 2007 yılında KKTC’nde kadına yönelik şiddet hakkında yapılan bir çalışmada hayatları boyunca en az bir kez psikolojik istismara uğrayan kadın oranı %86,3, fiziksel istismara uğrama %64,4, cinsel istismara maruz kalma %29,6 olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda her 3 kadından birinin fiziksel şiddet gördüğü saptanmıştır. Kadınlara yönelik bir diğer önemli sorunun uzun yıllardır ülkede devam eden kadın ticaretidir. KKTC’de 2016 yılında gece kulüpleri ve publarda 334 tane kadının konsomatris adı ile çalıştırılmakta olduğu bildirilmiştir. Kadının ekonomik ve sosyal göstergelerinin yanı sıra üreme sağlığıyla ilgili sorunları yaşama olasılıklarını erkeklere göre karşılaştırdığımızda; anemi kadınlarda erkeklerindekinden 4.6 kat daha fazla olduğu belirtilmiştir. KKTC’de hepatit B taşıyıcılığı yaygın görülen cinsel yolla bulaşan hastalık olmakla birlikle kadınlar ve erkeklerin karşılaşma sıklıklarına ilişkin istatistiksel bilgilere ulaşılamamıştır. KKTC bir devlet olarak tanınmamış ülke olmasına karşın, KKTC Anayasasına göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar yasa hükmünde olduğundan, söz konusu sözleşmeler KKTC’de yürürlükte olan hukuki mevzuatın parçasıdır. Bu sözleşmeler arasında toplumsal cinsiyet çerçevesinde kadınlara karşı ayrımcılığın önlenmesi açısından öncelikle ele alınması gereken Kadına Karşı Tüm Ayrımcılıkların Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’dir. CEDAW 1996 yılında KKTC meclisi tarafından onaylanmıştır. Kuzey Kıbrıs’ta Aile Yasası gibi tadil edilerek kadınlara haklar kazandıran yasaların dışında henüz kadınlara karşı ayrımcılığın önlenmesi için yasalarca ayrımcılığın tanımı veya kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek için özel yasalar yapılmamıştır. Sonuç: KKTC’nin kadına yönelik yapılan ayrımcılığın ortaya konulduğu güncel çalışmalar literatürde sınırlıdır. Belgelere dayalı elde edilen bilgilere göre KKTC’deki kadınların erkeklere oranla eğitim, işsizlik oranı, siyasete katılma oranı, yöneticilik bakımından belirgin farklılıklarının olduğu söylenebilir. Ayrıca uzun yıllardan beridir devam eden insan ticaretine yönelik henüz devlet tarafından somut önlemler alınmamıştır. Devletin uygulamakla yükümlü olduğu Kadına Karşı Tüm Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesinin bir devlet politikası haline getirmesi gerektiği düşünülmektedir. Kadına karşı yapılan ayrımcılığın ve ayırımcılığın sebepleri konusunda bilimsel araştırmaların yapılması, bunlar çerçevesinde yasaların hazırlanması ve hazırlanan yasaların uygulanmasının sağlanması konusunda çalışmaların yapılması önerilir.

Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Kadın, Kuzey Kıbrıs


 


Keywords: