2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Gülçin KORKMAZ
ÇOCUKLUK ÇAĞI CİNSEL İSTİSMARI ÖNLENEBİLİR Mİ?
 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Çocuk İstismarı Önleme Komitesi tarafından, bir çocuğun, tam olarak anlamadığı, yeterli bilgi ya da gelişim düzeyine sahip olmadığı için rıza veremeyeceği veya kanunlara, toplumun sosyal tabularına uymayan herhangi bir cinsel aktivite içerisinde yer alması olarak tanımlanan çocuk cinsel istismarı, fiziksel, duygusal, sosyal ve hukuki boyutları olan ve çocuk üzerinde yıkıcı etkilere yol açan, kapsamlı ve karmaşık bir sorundur (Polat, 2015:60). Cinsel ihmal ise, iki yaşından sonra cinsel kimliğine uygun davranmaya başlayan çocuğun, gelişim dönemine ve cinsiyetine uygun giydirilmesi, uygun oyuncak seçimi gibi tutum ve davranışların sağlanmaması, çocukların cinsel sömürüden korunmaması ve cinsel sömürüye göz yumulması olarak tanımlanır (Acehan ve ark, 2013:598). Amaç: Bu derlemenin amacı, çocuk cinsel istismarını, sıklık ve yaygınlığı, beraberinde getirdiği sorunları ilgili literatür doğrultusunda ele almak ve önleme stratejilerini tartışmaktır. Yöntem: “Çocuk Cinsel İstismarı, çocuk cinsel ihmali, önleme stratejileri” anahtar kelimeleri kullanarak literatür taraması yapılmıştır. Cinsel istismara uğrayan çocuklarda, depresyon, uyku bozuklukları, ağlama nöbetleri, travma sonrası stres bozukluğu, davranış problemleri, akademik başarıda azalma, yetişkinlikte intihar eğilimi, madde kullanımı, psikosomatik belirtiler, yeme bozuklukları, zedelenmiş cinsellik, anksiyete bozuklukları, kendini sorumlu tutma, damgalanma gibi etkilerinin olduğu bildirilmiştir (Eroğul ve Hasırcı, 2013:720; Gürhan, 2015:32). İstismarın neden olduğu utanç, suçluluk gibi tepkilerden dolayı olguların çoğu gizli tutulsa da çocuğa yönelik cinsel istismarın ülkemizde ve dünyada artış gösterdiği bilinmekte ve bu soruna yönelik önleme stratejilerinin önemi artmaktadır. Dünyada önleme stratejileri, genel adalet sistemi iyileştirmeleri, çoğu okul temelli olan; aileler, öğretmenler, gençlik hizmet çalışanları ve müdahale edebilecek konumda olabilecek diğer insanların da işbirliğini öngören eğitim programları, sosyal yardım programlarını, medya ve internet aracılığıyla yürütülen önleyici stratejileri kapsamaktadır. Genel olarak ülkemizde önleme stratejilerinin, üreme sağlığı, yakın ilişkiler, sağlıklı ve sağlıksız ilişkiler ile şiddet içeren ilişkilerden korunma yöntemleri, karar verme ve hayır deme becerisi, duygusal, fiziksel ve cinsel istismar/ihmal, toplumsal cinsiyet ve cinsellikle ilgili yanlış inanışları, iyi ve kötü dokunma ile ilgili eğitim konularını ele alan okul temelli farkındalık çalışmalarıyla, ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler bünyesinde her il için ayrı olmak üzere, kurumlar bünyesinde kurulması planlanan, adalet sistemi içerisinde defalarca ve çoğu zaman uzman olmayan kişiler tarafından adli işlemlerden geçirilirken örselenmesine ve hatta ikinci bir travma yaşamasına sebep olan uygulamaların ortadan kaldırmasını, çocuğun üstün yararını hedef alarak kurumlar arasındaki eşgüdümün sağlanması amacıyla kurulmaya başlanan Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) ve bu merkezlerin kurulması ve işleyişinin sağlanması, ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla oluşturulan “Çocuk İzlem Merkezi Koordinasyon Kurulu”, UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) işbirliği ile geliştirilip, Avrupa Birliği’nin mali ve UNICEF’in teknik desteği ile yürütülmüş olan “Önce Çocuklar: Çocuk Koruma Mekanizmalarının İl Düzeyinde Modellenmesi Projesi”, kapsamında üniversiteler bünyesinde kurulmaya başlanan “Çocuk Koruma Merkezleri” tarafından yürütülen faaliyetlerle sınırlı olduğu görülmektedir. Sonuç ve Öneriler: Çocuk cinsel istismarını önleme stratejileri, bilişsel gelişimdeki farklılıkları gidermek için öğrencilerin eğitim düzeylerine göre farklılaşan ve aktif ebeveyn katılımını içeren okul temelli programlara yönelik desteğin artırılması, bedensel ya da zihinsel engeli olan, yaşı küçük, ailesinde davranış bozuklukları olan, madde kullanımı olan, yetersiz sosyal desteği olan, suç oranının yüksek olduğu bölgelerde yaşayan risk grubundaki çocuklar için izleme, önleme ve güçlendirme programlarının planlanması, çocuk koruma komitelerinin kurulması için daha fazla kaynak ayrılması, medyanın doğru kullanımıyla multi-disipliner programların ve eğitim kampanyalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Lanzarote Sözleşmesi (Çocukların Cinsel İstismar ve Sömürüsüne Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi) gibi çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunması konusunda diğer uluslararası metinlerle uyumlu ve kapsamlı ortak bir hukuki çerçeve oluşturmak ve uygulamaya geçirilmesini sağlamak, alanında uzman, deneyimli kişilerden oluşan, çocuğun gizlilik hakkını koruyan Çocuk Hat’larının kurulmasını kapsamaktadır. Bu önleme stratejilerinin yanı sıra istismarı uygulayanın rehabilite edilmesi ya da riskli grupta olan bireylerin tespit edilmesi, tekrarlayan durumların altında yatan nedenlere yönelik önleyici tedavilerin geliştirilmesi, risk grubundaki bu kişilere yönelik güvenli hatlar aracılığıyla geliştirilen önleyici projelerin başlatılması henüz yeni bir strateji olsa da çocuk cinsel istismarını ve tekrarlanmasını önlemede anahtar bir rol oynayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk Cinsel İstismarı, Çocuk Cinsel İhmali, Önleme Stratejileri


 


Keywords: