2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Saliha YURTÇİÇEK, Ergül ASLAN, Meltem MECDİ KAYDIRAK
GEBELİKTE GÖRÜLEN JİNEKOLOJİK KANSERLER VE HEMŞİRELİK BAKIMI
 
Jinekolojik kanserler üreme çağında yaygın olarak görülür. Gebeliğin kanserle komplike olması önemli bir sorundur. Gebelikte tanısı konulan kanser, gebe ve ailesi için derin etki yaratan dramatik bir olaydır. Gebelikte kanser görülme sıklığı %0.02-0.1 arasında değişmektedir. Bu insidansın doğurganlık yaşındaki artışla birlikte artması beklenmektedir. Gebelikle ilişkili kanser tanımı genel olarak “gebelik sırasında ya da doğumdan sonra 1 yıl sonrasına kadar tanının konulması” olarak ifade edilmektedir. Tüm kanserlerin %1’i, jinekolojik kanserlerin %3’ü gebelik döneminde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca gebelikte görülen maternal ölümlerin %5’i kanser tanısı konulan hastalar arasında meydana gelmektedir. Gebelikte meme kanseri, hematolojik ve gastrointestinal maligniteler sık olarak görülür. Gebelikte en sık karşılaşılan jinekolojik kanserler ise sırasıyla serviks kanseri ve over kanseridir. Danimarkada 1977–2006 yılları arasında gebelikte kanser tanısı konulmuş 2426 kadın ile yapılan bir çalışmada en sık görülen üç kanser türü melanom, rahim ağzı ve meme kanseri olarak belirlenmiştir. Ülkemizde 2000-2015 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda yapılan benzer bir çalışmada ise (n: 32) 2000-2015 yılları gebelik sırasında kanser tanısı alan 32 hasta ile yapılan çalışmada en sık karşılaşılan kanserler; meme kanseri (%34,4), hematolojik maligniteler (%15,6) ve gastrointestinal maligniteler (%15,6) olarak saptanmıştır. Gebelik sırasında görülen anormal Papsmear çok daha yaygın bir durumdur ve konservatif olarak yönetilebilmektedir. İntraepitelyal evrede kesin tedavi postpartuma kadar ertelenebilir. İnvaziv kanser tedavisi fetüsün gestasyonel yaşına bağlıdır. Gebeliğin sonlandırılması istenmediğinde, radyasyoterapi ve kemoterapi kullanımı abortus ve fetal malformasyon riskine yol açabilir. Bu risk ilk trimesterde daha fazladır ve tercih edilen kemoterapötik ajanların kullanımına göre değişir. İkinci veya üçüncü trimesterde fetal malformasyon veya abortus riskinde artışa dair çok az kanıt bulunmaktadır. Birinci trimesterde kanser teşhisi konulan gebelerde, çoklu kemoterapi veya radyoterapi sonucu konjenital malformasyon riski çok yüksek olduğu için gebelik sonlandırma önerilebilir. Gebelik ilerledikçe malformasyon riski azalır ve gebelik sonlandırmaya ilişkin kesin öneri yoktur. Seçilmiş olgularda, tümörün büyümesini yakından izlerken, fetal olgunluğa ulaşılana kadar tedavinin ertelenmesi düşünülebilir. Kanser tedavisinde son yıllarda kaydedilen ilerleme, tedavi şansını artırmıştır. Tedavi uygun görüldüğünde modifikasyonlarla veya erteleyerek gecikme ile gebelik riske atılmamalıdır. Bununla birlikte, tedavide değişiklik yapılamayan tedavi protokollerinde teratojenik kanser tedavisi sonucu fetüsün hasar görmesi önlenmeye çalışılmalıdır. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tedavi bazı özellikler gösterse de gebelikte jinekolojik kanserlerin tedavi seçenekleridir. Cerrahi müdahale gebeliğin her trimesterinde güvenle uygulanabilir. Tedavide, anne için uygulanan tedavinin yararlarının fetüsün potansiyel riskinden daha fazla olup olmadığı değerlendirilmelidir. Kullanılan anestezik ajanların genel anlamda fetüs için güvenilir olduğu bilinmektedir. Farklı tanı ve terapötik yöntemlerin yararları ve riskleri hem anne hem de fetüs için dikkatle dengelenmelidir. Tedavi zamanlamasının yanlış yapılması ve bunların sonucunda tanıda yaşanan gecikmeler tedavinin çoğunlukla postpartum döneme bırakılmasına neden olarak hem maternal hem de neonatal sonuçları negatif yönde etkileyebilmektedir. Kanserli gebe hastalar, maternal ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerine erişimi olan multidisipliner bir ortamda tedavi edilmelidir. İyatrojenik prematüreitin önlenmesi, tedavi stratejisinin önemli bir parçası gibi görünmektedir. Gebelik sırasında tanı koyulan kanser hastalarının çoğunda emosyonel stres gözlenir. Gebe kadında kanser tanısı ile birlikte, gebeliğin devamı, kanser tedavisinin fetüs üzerine etkileri, gelecekte gebe kalamayacağı, çocuğunu büyütemeyeceği ile ilgili kaygılar ve ölüm korkusu yoğun olarak yaşanmaktadır. Bu hastaların hem gebelikle hem de kanserle ilgili sorunları olacaktır. Bu dönemde anne, fetüs ve aile, sağlık ekibinin kapsamlı tedavi ve bakımına gereksinim duyarlar.Ekip içi iletişim sağlayan ve ekip içerisinde önemli role sahip olan hemşireler hastaların bütünsel değerlendirilmesinden sorumludur. Bakım verici rolünün yanında eğitim ve danışmanlıkta etkin rol alırlar. Jinekolojik kanserli hastalarda bireysel yaklaşım önemli olup, hemşirenin fertilitenin korunması ve cinselliğin devamının sağlanmasında da etkin danışmanlık vermelidir. Özetle; hemşire sağlığın geliştirilmesi ve korunması, tanı, tedavi ve rahabilitasyon aşamalarında çok yönlü bakım sağlayan sağlık profestonelidir. Amaç: Bu çalışma gebelikte görülen jinekolojik kanserleri incelemek ve hemşirenin rol ve sorumluluklarını tartışmak amacıyla yazılmıştır. Kapsam: Yapılan bu çalışma gebelik, kanseri ve hemşire gebelik ve kanser anahtar kelimelerini içeren tarama ile elde edilen İngilizce ve Türkçe kaynakları kapsamaktadır. Sınırlılıklar: Çalışma, İngilizce ve Türkçe kaynaklarla sınırlandırılmıştır. Yöntem: Bu çalışma literatür taranarak derleme şeklinde hazırlanmıştır. Etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Etik kurul ve kurum izni alınmamıştır. Bulgular: Bu çalışma literatür taranarak derleme şeklinde hazırlanmıştır. Etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Sonuç: Gebelik döneminde jinekolojik tümörlerin insidansı son yıllarda önemli bir yükseliş göstermiştir. Kanserli gebe hastalar, maternal ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerine erişimi olan multidisipliner bir ortamda tedavi edilmelidir. Anne ya da fetüs için prognozu etkilemeden tedavinin uygun zamanlaması önem taşımaktadır. Bu hastaların üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında ve bu konuda deneyimli sağlık ekibi tarafından takip edilmesi önerilir.

Anahtar Kelimeler: Gebelik, Kanser, Hemşire


 


Keywords: