2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Birgül ERDOĞAN, Aynur AYTEKİN
TERAPÖTİK OYUNUN HASTANEDE YATAN ÇOCUK ÜZERİNE ETKİSİ
 
Oyun, çocuğun hiç kimseden öğrenemeyeceği konular üzerine kendi deneyimleri sayesinde tecrübeler edindiği psikolojik, fizyolojik, sosyal içerikli bir olgudur. Çocuğun gelişimi için yadsınamayacak kadar önemli olan oyun, çocuğun hastaneye yatmasıyla kesintiye uğrayabilir ve bu da çocuğun tüm gelişimini olumsuz yönde etkilemekle kalmayıp aynı zamanda çocukta öfke, kızgınlık, kontrol kaybı, anksiyete vb. duygular gelişmesine neden olur. Çocuklarda hastane ve hastalık ile ilgili deneyimlerin getirdiği stresi azaltmak amacıyla “tedavi edici oyun” ya da “terapötik oyun” kavramı ortaya çıkmıştır. Terapötik oyun; hastalık ve hastanede yatmanın yol açtığı travmayı azaltmak, ev ve hastane arasında bir bağlantı oluşturmak, çocuğun tedavi ya da işlemlere ilişkin duygularını ve yanlış anlamalarını değerlendirmek, çocuğun olumlu baş etme yöntemleri geliştirmesi için kullanılan bir oyun tekniğidir (3,8,13-15). Amaç: Bu çalışmanın amacı terapötik oyunun hastanede yatan çocuk üzerine etkisini literatür ışığında incelemektir. Yöntem: Bu derleme, “Pubmed, EBSCO , Science Direct ve Google Akademik” veri tabanları aracılığıyla konu ile ilgili yerli ve yabancı literatür taranarak hazırlanmıştır. Bulgular: Hemşireler, hastanede yatan çocuklar için oyunu bir bakım stratejisi olarak günlük rutin uygulamalarda, çocuğu ameliyata hazırlarken ve çocuğu invaziv, ağrılı tedavi girişimlerine hazırlarken olmak üzere üç alanda kullanabilirler. Hemşire hastanede yatan çocuğun yaşadığı deneyimlere bağlı olarak gelişen anksiyeteyi azaltmaya çalışabilmeli ve çocuğu sonraki tedavi işlemleri sırasında oluşabilecek anksiyeteye karşı hazırlayabilmelidir (7). Bu amaçla kullanılabilecek en uygun araçlardan biri terapötik oyundur. Terapötik oyun, psikolojik tedavi yöntemlerinden biri olan oyun terapisinden farklıdır. Oyun terapisi uzman bir psikiyatrist tarafından uygulanır. Terapötik oyun ise hemşireye çocuğun hissettikleri, korkuları, ihtiyaçları hakkında fikir verir (9). Çocuğun hastanedeki kısıtlılıkları nedeniyle yaşadığı fiziksel ve sosyal izolasyon oyun aracılığıyla azaltılabilir (1). Çocuklarla oynanan bir oyunun “terapötik oyun” olarak nitelenebilmesi için; çocuğun duygularını dile getirmesi için yüreklendirmesi (örneğin bebeklerle oynarken deneyimlerin yeniden canlandırılması), çocukların hastane deneyimleriyle ilgili eğitim sağlaması ve fizyolojik yarar sağlamaya yönelik bir oyun olması (örneğin akciğer fonksiyonlarının iyileştirilmesi için balon şişirmek) özelliklerinden en az birisini içermesi gerekir (2). Hastanede yatan çocuklarda terapötik oyunun etkisini inceleyen çok sayıda çalışma bulunmaktadır: Bu konuda yapılan literatür taramasında ameliyat öncesi terapötik oyunla ameliyata hazırlanan çocukların ameliyat öncesi anksiyetelerinde ve ameliyat sonrası ağrı düzeylerinde belirgin azalma olduğu saptanmıştır. Kuğuoğlu ve Tanır (2006)’ın yaptıkları bir çalışmada, çocukların hastaneye kabulünde ve cerrahi işlem öncesi terapötik oyun kullanıldığı grupta, çocukların müdahale sırasında daha az anksiyete yaşadıkları ve daha çok işbirliği içerisinde oldukları; cerrahiyi takiben de mesaneyi boşaltma zamanının kısa ve stres düzeyinin daha düşük olduğu belirlenmiştir.(6) 1998 yılında Zahr tarafından yapılmış bir çalışmada, ameliyat öncesi terapötik oyun ile eğitim almış okul öncesi dönem çocuklarında ortalama kan basıncının ve kalp atış hızının daha yavaş olduğu, ameliyat sonrasında çocuklarda anksiteyle ilişkili davranışların daha az olduğu belirtilmiştir. 2013 yılında yapılmış randomize kontrollü bir çalışmada ise korktikosteroid tedavisi gören oyun aktivitelerine katılmış 53 çocuktan 7-11 yaş aralığında olan çocukların steroid kullanımında ciddi düşüş görülmüştür (8). Chang ve Dai (4) karaciğer nakli olan okul çocuğuna hemşirelik bakımını verirken, terapötik oyunu çocuğun öz bakım protokollerine uyumunu değerlendirmek için kullanmıştır. Sonuç olarak oyunun; hemşirelik bakımında iletişimi artırmakta ve tedavi protokollerine uyumu geliştirmede etkili olduğunu bulmuştur. Ayrıca bu çalışmanın, yoğun bakımda yatan çocuğun yaşadığı ayrılık anksiyetesi üzerinde de etkili olduğu görülmüştür. Bu çalışmaların sonuçlarına paralel olarak hastanede tedavi gören çocuklarda terapötik oyunu kullanan hemşireler çocukların fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal gereksinimlerini desteklemekle kalmayıp aynı zamanda onların içinde bulundukları koşullar ile ilgili anlayabilecekleri bilgi ve açıklamalarda da bulunurlar. Terapötik oyunun, çocuğun yaşamının o dönemine kadar karşılaşmadığı bir takım olumsuz koşullar ya da olaylar karşısında yüksek anksiyete düzeyinin düşürülmesinde de etkili olduğu belirlenmiştir (3) Sonuç: Çocuk sağlığı alanında günümüz bilim ve teknolojisiyle birlikte büyük gelişmeler sağlanmasına karşın hasta çocukların tedavi ve bakım süreçleri travmatik, acı ve endişe verici olmaya devam etmektedir. Kronik bir hastalık sebebiyle uzun süre hastanede yatan ya da akut bir olay sonucu hastaneye başvuran çocuklar ve ailelerinde meydana gelen stresi azaltmak için, profesyonel bakım gerekmektedir. Hemşireler, çocuk üzerindeki bu etkiyi azaltmak ve çocuğu hem psikolojik hem fizyolojik yönden desteklemek için bakımlarına terapötik oyunu dahil etmelidirler.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, Hemşire, Bakım, Terapötik Oyun


 


Keywords: