2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Cennet ŞAFAK ÖZTÜRK
YAŞAM BOYU VAJİNİSMUS: DSM-5’TE CİNSEL ORGANLARDA-PELVİSTE AĞRI / İÇE GİRME BOZUKLUĞU LEHİNE İHMAL EDİLMESİ
 
DSM-IV-TR’de vajinismus bir cinsel işlev bozukluğu olarak sınıflandırılmış ve cinsel ağrı bozuklukları alt kategorisine dahil edilmiştir. Tanı kriteri “vajinanın dış üçte birindeki kaslarda koitusu engelleyecek bir biçimde, yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak istem dışı spazmın” olmasıdır (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2000). Vajinismus için belirlenen diğer DSM-IV-TR kriterleri ve alt tipleri, tüm cinsel işlev bozuklukları içinde geçerlidir (örn., yaşam boyu / edinsel, yaygın / durumsal). Bu açıdan vajinismus için tek ayırıcı tanı, cinsel birleşmeye engel olan vajinal kasılma ölçütüdür. Vajinismus yaygınlık oranlarının toplumda %0.4-%6.6 (Christensen ve ark., 2011:121-132; Peixoto ve Nobre, 2015:169-80), kliniğe başvuran cinsel işlev bozukluklarında %4.2-%42 arasında değiştiği bildirilmektedir (Frenken ve Van Tol, 1987:143-55; O’Sullivan, 1979:824-6). Türkiye’de vajinismus yaygınlığının %41-%75.9 arasında değişen oranlarda olduğu ve tüm cinsel işlev bozuklukları arasında ilk sırada yer aldığı görülmektedir (Dogan, 2009:184-92; Yıldırım ve ark., 2011:24-30). Bin dokuz yüz doksan’ların ortalarından başlayarak, vajinismusun disparoniden ayırt edilmesi konusunda süregiden bir tartışma vardır (Reissing, Binik ve Khalifé, 1999:261-274). Tanı ayrımı üzerinde tartışmalar devam ediyor olmasına rağmen, DSM-5’te önemli bir değişiklik yapıldı (American Psychiatric Association, 2013). Daha önce cinsel ağrı bozukluklarının alt kategorilerinde bu güne kadar ayrı tanılar olarak yer alan vajinismus ve disparoni Cinsel Organlarda-Pelviste Ağrı / İçe Girme Bozukluğu (Genito-Pelvic Pain / Penetration Disorder (GPPPD)) tanısı içine dahil edildi. Bu hem klinisyenler ve hem de araştırmacılar arasında geniş bir şüpheyle karşılandı. Amaç: Bu derlemede alanyazındaki güncel tartışmaların gözden geçirilmesi ve yaşam boyu vajinismusun DSM-5’teki ihmalinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Kapsam: Derlemenin kapsamını konu ile ilgili yayınlanan tüm çalışmalar oluşturmaktadır. Sınırlılıklar: Derleme ulaşılabilen kaynaklarla sınırlandırılmıştır. Yöntem: Bu derleme güncel alanyazın bilgileri incelenerek hazırlanmıştır. Bulgular: Yaklaşık 150 yıldır vajinal kas spazmı vajinismus için belirleyici tanı kriteri olmuştur. Binik (2010:278-291) vajinismusun temelde psikiyatri dışı klinisyenlere dayanan tek DSM-IV-TR tanısı olduğunu, ruh sağlığı uzmanlarının bir jinekoloğun katılımı olmadan gerçekten bir tanı güvenilirliği çalışması yapamadıklarını ve fiziksel muayenenin tanısal gerekliliğinin vajinismus tanımının benzersiz bir başka yönünü ortaya koyduğunu belirtmiştir. Vajinismus ile ilgili bu ve diğer sınıflandırma sorunları 3 başlık altında incelenmiştir: 1) Kas spazmı vajinismusu karakterize eder mi? Elektromiyografi (EMG) çalışmaları vajinismusa özgü bir vajinal kas spazm mekanizmasını güçlü bir şekilde desteklememektedir (Engman, Lindehammar ve Wijma, 2004:281-294). 2) Vajinismus “farklı bir hastalık” mıdır? Vajinismus genellikle, “ya hep ya hiç” fenomeni olarak düşünülmüş ve kategorik olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmalarda kısmi ve total vajinismus arasındaki farkın güvenilirliğini doğrulamak için önemli ampirik veriler sağlanamamaktadır. (Engman, Wijma ve Wijma, 2008:413-428). 3) Kas dışı temelli olan belirtiler vajinismusu disparoniden farklı olarak teşhis edebilir mi? Vajinismus tanısı alan kadınların çoğunda jinekolojik muayenede vulvar ağrı görülmektedir. Vajinismus, ağrı ölçümleri kullanılarak, vulvar vestibulit sendromundan (VVS) güvenilir şekilde ayırt edilememektedir (Binik, 2010:278-291). Vajinismus ve VVS gruplarındaki kadınlar arasında genel anksiyete, ağrı korkusu ve ağrıyı felaketleştirmede önemli ölçüde kayda değer örtüşmeler olduğu görülmektedir (Lahaie, Binik, Amsel ve Khalifé, 2008). GPPPD’nin çok boyutlu tanısı, DSM-IV-TR’deki orijinal kategorik sınıflandırmadan çok bilimsel araştırma ve klinik uygulama sonuçları ile açıkça daha uyumlu görünmektedir. Ancak GPPPD, hiç cinsel ilişki yaşamayan (yaşam boyu vajinismus) kadınlardaki cinsel güçlüklerin karmaşıklığını yakalamayı başaramamıştır (Reissing ve ark., 2014:1209-1213). Yaşam boyu vajinismus tanısının artık DSM-5 temelinde yapılmadığının açıkça görülmesi gerekmektedir. Yaşam boyu vajinismusu olan kadınlar DSM-5’de tanı boşluğu içine düşmüştür. Araştırma bulguları vajinismus ve disparoninin belirgin örtüşmesine işaret etmesine rağmen, son birkaç yıl içinde, etiyoloji, klinik tablo ve tedavi açısından potansiyel farklılıklar olduğunu düşündüren kanıtlar ortaya çıkmıştır. Yaşam boyu vajinismusu olan kadınların önemli bir kısmı, özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa dışındaki ülkelerdeki, cinsel ilişki yaşamasını engelleyen ağrı veya ağrı korkusu dışındaki nedenleri gösterecektir (Dogan, 2009:184-92). Ağrıyla ilgili olmayan nedenler DSM-5’teki tanısal boyutlarla yeteri kadar yakalanamamıştır. Yaşam boyu vajinismusu olan kadınlardaki; ağrı korkusu, ağrıyı felaketleştiren bilişler, zarardan kaçınma, tiksinme ve bulaşma korkusu vajinismus ve disparoni arasındaki potansiyel farkların içyüzünü anlamamızı sağlamaktadır (Borg, de Jong ve Weijmar Schultz, 2010:2149-2157). Yaşam boyu vajinismustaki daha iyi tedavi sonucu, diğer tedavi yaklaşımlarından çok daha fazla kaçınma davranışı ve korkuda azalma ile ilişkilidir (ter Kuile, Melles, de Groot, Tuijnman-Raasveld ve van Lankveld, 2013:1127-1136). Pelvik taban kas aktivitesi üzerine yapılan son araştırmalar, penetrasyon tiksintisinin veya potansiyel penetrasyon-kaygı ilişkisinin altında yatan fizyolojik süreçleri aydınlatabilir. Sonuç: GPPPD cinsel aktivite ile yaşanan ağrı tanısı için ampirik temelli ve klinik açıdan yararlı bir gelişmedir. Bununla birlikte, hiç cinsel ilişki yaşamayan kadınlarda klinik yarar göstermekte yetersiz kalmaktadır. Ayrıca, yaşam boyu vajinismus semptomatolojisini doğru bir şekilde yakalamamaktadır ve Batılı olmayan ülkelerde vajinismusun daha yaygın oranları gözlendiği için dikkat çekici bir yanlılık taşımaktadır (Michetti ve ark., 2013:28-30). En kaygı verici şey, GPPPD şemsiye tanısının araştırmalar üzerindeki engelleyici etkisidir. Bu nedenle tanı tartışmalarının araştırmalarla devam etmesi ve kültürlerarası çalışmaların yapılması önemlidir.

Anahtar Kelimeler: Vajinismus, Disparoni, Cinsel Ağrı, Yaşam Boyu Vajinismus, DSM-5


 


Keywords: