2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Hatice KARAKUŞ ÖZTÜRK
STALKİNG SİNEMA FİLMLERİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME
 
Tehdit, şantaj, takip, özel hayat ihlali gibi davranışların toplamı olan stalkingi şiddet kavramından bağımsız düşünemeyiz. Stalking eylemlerine zemin hazırlayan sebepler ile şiddetin farklı türlerini harekete geçiren etkenlerin kesişmesi (boşanma, ayrılık, obsesiflik, takıntılı kişilik vb.) bu ilişkiyi kurmayı zorunlu kılmaktadır. Israrlı takibe maruz kalan mağdurlar şiddetin farklı türleri olan fiziksel, duygusal, psikolojik, sözlü ya da cinsel şiddetin de kurbanları olabilmektedir. Kadınların ya da erkeklerin var olan ya da olmayan bir ilişkiye gösterdiği reaksiyonlar şiddet içerikli stalking eylemlerinin fitilini ateşlemektedir. Yaşanan ve hikayesi olan bir ilişki olabileceği gibi hiç yaşanmamış hatta taraflardan birisinin haberi dahi olmadığı olaylar üzerinden ilerleyen ısrarlı takipler gerçekleşmektedir. Bu olaylarda hikayenin bir ucunda bulunan tarafın saplantılı düşünceleri tehlikeli girişimlere kadar gidebilmektedir. Takip, taciz, tehdit, yaralama hatta sonuçlanan olaylar saplantılı isteklerin olası sonuçları arasında yer almaktadır. Amaç: Bu çalışma, Türkçeye ısrarlı takip olarak çevirilen, özel hayat ihlali üzerinden ilerleyen ve birçok ülkede son yıllarda suç kapsamında değerlendirilmeye başlanan stalking kavramını, üç sinema filmi üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kapsam: Çalışmada, şiddetin farklı bir yönü olan ısrarlı takibi (stalking) konu edinen üç sinema filmine yer verilmiştir. Sınırlılıklar: Stalking konusunda yapılan çalışmaların birçoğu erkeklerden çok kadınların stalking mağduru olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada sayıları az olmakla birlikte erkek mağdurların hikayelerine yer verilmiştir. Israrlı takip mağduru erkeklerle ilgili yapılan filmlerin sayıca azlığı, çalışmayı üç sinema filmi ile sınırlandırmayı gerektirmiştir. Yöntem: Çalışmada, şiddetin farklı bir yönü olan ısrarlı takibi (stalking) konu edinen üç sinema filmine yer verilmiştir. Filmlerin gerek konusu gerekse filmlerde geçen diyaloglar, nitel analiz yöntemlerinden birisi olan içerik analizi ile incelenmiştir. Çalışmanın nitel veri toplama sürecinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden birisi olan tipik durum örneklemesi kullanılmıştır. Bulgular: Arzulanana ulaşma isteği, insan için her türlü yöntemi kullanma kolaylığına da kapı aralamaktadır. Bahsi geçen filmlerin neredeyse tamamında arzu nesnesine duyulan saplantı nedeniyle farklı yöntemleri kullanan kadın karakterlerin hikâyeleri anlatılmaktadır. Arzu nesnesine duyulan bu kontrolsüz isteğin nedenleri neler olabilir? İlk olarak kadının yaşadığı ya da yaşadığını zannettiği duyguları sevmesi bir etken olarak düşünülebilir. Bu duygunun kadının yaşam amacı haline gelmesi de söz konusudur. Ve bu duygu hali sürekli hayal kurma üzerine temellenmektedir. Kurduğu hayaller sadece aşk ve sevgi üzerine değildir. Kadının kendi kusurlarını, eksiklerini kapatma amacı da taşımaktadır. Çünkü kusursuz bir ilişkide bu ilişkinin mimarı olan kadının da kusursuz olması beklenmektedir. İkinci olarak kadının yaşadığını düşündüğü aşk ile kendi varoluşunu yeniden ürettiği varsayılabilir. Filmlerin tümünde de görüldüğü üzere sevilmediğini bildiği halde, var olmayan bir ilişkide ısrarcı olmaları kendi varoluşlarına yönelik bir girişim olarak düşünülebilir. Konuyu biraz daha detaylandıracak olursak, kadın için bu tür durumları kabullenmeme/kabullenememe durumu söz konusudur. Yakın çevresi ve aşık olduğu erkek tarafından zihnindeki hikayenin aslında var olmadığı ima edilmesine rağmen, kadın için bu kabullenilesi bir durum değildir. Hayalindeki ilişkide kahramanlaştırdığı erkeği yok saymak kendini yok saymak olarak algılanıyor olabilir. Hayalindeki erkek üzerinden bir kadın ideali yaratıldığı varsayıldığında, kadın için o erkeğin yerine başka bir erkek koymak kendi varlığını tehlikeye atmak anlamına gelecektir. Bu nedenle filmlerin neredeyse tamamında sadece tek bir erkeğe odaklanan, diğer erkekleri görmeyen, kadın karakterler bulunmaktadır. Kadınların yaşadığı bu saplantı her ne kadar aşk olarak isimlendirilse de istediğini yaşayamamanın getirdiği bir duygu patlaması olarak değerlendirebiliriz. Kişisel bir sorunun bir sevgi ya da aşk sorunu olarak beyni kurcalamasıdır bir nevi. Ayrıca kadınlar için tek taraflı yaşanan bir aşk ya da saplantı gerçeklik algısı ile çarpıtılmaktadır. Bu algı yanılgısı hak, öfke ve kadere verilen anlamların oluşturduğu hikayelere yön vermektedir. Şöyle ki bahsi geçen filmlerde de görüldüğü üzere erkek üzerinde hak iddia eden (sen benimsin), yine aynı erkeğe tarifsiz bir öfke duyan (bunun bedelini ödeyeceksin) ve somut bir karşılığı olmayan ilişkiye kader etiketi vermek suretiyle (birlikte olmalıyız, birbirimiz için yaratıldık) fantezi ve gerçeklik arasında sıkışan kadınlar bulunmaktadır. Stalking (ısrarlı takip) konusunda öne çıkan duygulardan birisi de kadınların kontrol etme isteğidir. Bu istek uzaklaşmayı engellemek, problem çıkmasının önüne geçmek veya ilişkiye süreklilik kazandırmak için kullanılan bir mekanizmadır denilebilir. Bir başka ifadeyle tek taraflı ilerleyen bir ilişkide sürekliliğin tıkanmasına karşı alınan bir önlemdir. Kontrol duygusunu yaratan bir diğer neden ise kadının yaşadığını düşündüğü ilişkideki belirsizliklerdir. Erkeğin uzaklaşması ya da olumsuz mesajlar vermeye başlaması ile oluşan karamsar tabloda isteklerinin bir kez daha üzerinden gitme gayreti olarak da yorumlanabilir. Yine mükemmel olarak hayal edilen erkeğe, başka kadınların ilgi duyacağı yönündeki düşüncelerin de kadındaki bu kontrol isteğini tetiklediğini söyleyebiliriz. Kadın yaşadığı panik sonrasında kendi içinde bir matem yaşar. Ortada ölü bir ilişki vardır ve tüm çabası bu matemi yönetmektir. Bu çaba zaman zaman zorlamaya da kayabilmektedir. Kontrolün kendinden bir şekilde çıkacağı düşüncesi, zorlamaya dayalı girişimlerin de önünü açacaktır. Bir başka deyişle kadın için hissettiklerinin verdiği acının aşırılıklar ile dindirilmesidir. Korku ve kontrol duygusunu kadının yalnız kalma korkusundan bağımsız düşünemeyiz. Kadın için saplantı duyduğu erkekle arasına mesafeler girdiği an yalnızlık korkusu baş gösterir. Kadın ilk etapta bu korkuyu hafifletmek, sonrasında ise ortadan kaldırmak isteyecektir. Bu istek nihayetinde takip etme, telefonla arama, günlük planlarını bilmek isteme gibi klasik stalking eylemlerine zemin hazırlamaktadır. Sonuç: Duygusal yetersizlik, egemenlik kurma arzusu, öfke ya da terk edilmenin yarattığı tahrik, bağlılık bozukluğu, duygusal gel gitler, kontrol sağlama ihtiyacı, yalnızlık, hayranlık, fantezi ve gerçeklik algısının net olmaması, sahiplik duygusundaki aşırılıklar, kadının yaşadığı ya da yaşadığını zannettiği duyguları sevmesi ve bu duygunun kadının yaşam amacı haline gelmesi, reddedilme ile başa çıkamama ısrarlı takip olaylarının sebepleri olarak düşünülebilir. Kadın bu saplantılı düşünceler ile kendi kusurlarını kapattığı, hayalindeki bir erkekle aile ortamını düşlediği ve kendini hayali karaktere adapta etmeye çalıştığı, yaşadığını düşündüğü aşk ile kendi varoluşunu yeniden ürettiği, hayalindeki erkek üzerinden bir kadın ideali yarattığı bir kurgu söz konusudur. Ortaya çıkan algı yanılsaması hak, öfke ve kadere verilen anlamların oluşturduğu hikayelere yön vermektedir.

Anahtar Kelimeler: Stalking, Israrlı Takip, Sosyal Taciz, Şiddet, Kadın, Erkek


 


Keywords: