2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Gülsen DEMİR, Şerife Sİbel KAYA
ERKEN YAŞ EVLİLİKLERİNİN ‘İSTİSMAR’ BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
 
Erken yaşta evlilik bugün birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir sosyal problemdir. Erken yaş evlilik aynı zamanda çocuk evlilikleri olarak daha yaygın bir biçimde toplum içerisinde kullanılmaktadır. Çocuk evlilikleri hem kız çocuklarını hem de erkek çocuklarını kapsamakla birlikte daha çok medyada ve toplumsal hayatta karşımıza çıkan çocuk gelinlerdir. ‘Çocuk Gelin’ kavramının altında yatan temel sebep ise genel olarak henüz 18 yaşını doldurmamış ve çocuk olarak tanımlanan genç kızların evliliğinin yaygınlığıdır. Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmelerinin başlıca sebepleri arasında ekonomik sebepler, sosyal hayatın düzenine uyum sağlama çabası, geleceği güven altına almak ve geleneksel toplum içerisinde yer alan kızların duygusal, cinsel ve iktisadi ihtiyaçlarının, dinsel ahlaka uygun bir biçimde tatmin edilebilmesi gibi kalıpların uygunluğunun sağlanması olarak nitelendirilebilir. Amaç: Bu araştırma kuşaklar öncesinden devam eden pratik ve ritüellerin kültürün bir parçası olmasına bağlı olarak, erken evliliklerin de bu kültür içerisinde yer aldığı göz önünde bulundurularak çocuk bedenlerin yaşamış olduğu travmatik durumları istismar bağlamında ele alıp çözüm önerileri üretilebilmek amacıyla yapılmıştır. Kapsam: Yapılan bu araştırmanın evrenini Aydın İline bağlı Efeler İlçesi Ilıcabaşı Mahallesi ve Kocagür Mahallesi ile Aydın İline bağlı İncirliova İlçesi Acarlar Mahallesinde yaşamakta olan yaş aralığı 13 ile 24 arası değişen 33 katılımcı oluşturmaktadır. Sınırlılıklar: Konunun hukuki yaptırımlarından ve önceki kuşakların yaşamış olduğu olumsuz deneyimlerden çekinerek yaşça küçük olanların birlikteliklerini gizleme eğiliminde oldukları ve yine buna bağlı olarak görüşmeyi reddetmeleri en büyük sınırlılıkları oluşmuştur. Kişiler ile yapılan görüşmeyi kabul edenlerin ise eşlerinden çekinmekte oldukları ve buna bağlı olarak doğru olmayan sözler ile kendilerini ifade ettikleri görülmüştür. Genel kültür yapısı içerisinde, yaşanan olayların, benzerliğinden dolayı, anlatılanların tekrarlara yol açması nedeniyle görüşülen 33 kişiden 21 kişinin ifadelerine çalışma içerisinde yer verilmiştir. Yöntem: Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Ana Bilim Dalında devam eden yüksek lisans tez çalışması olup Aydın Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü 04.11.2016 tarih ve 14381 Sayılı oluru ile ‘istismar’ çerçevesinde erken evlilikler araştırması ‘Amaçsal Örnekleme’ çerçevesinde derinlemesine yapılan mülakat yoluyla verilerin toplanmasına yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların hepsi kadın ve 13 ile 24 yaş aralığındadır. Katılımcılardan 7 tanesi Ilıcabaşı Mahallesinde, 4 tanesi Kocagür Mahallesinde, 10 tanesi ise Acarlar Mahallesinde ikamet etmektedirler. Ilıcabaşı Mahallesinde ikamet etmekte olan 7 katılımcıdan; 3 kişi 9 yaşında, 2 kişi16 yaşında, 1kişi 22 yaşında, 1 kişi ise 24 yaşındadır. Kocagür Mahallesinde ikamet etmekte olan 4 katılımcıdan; 1kişi 14 yaşında, 1 kişi19 yaşında ve 2 kişi 21 yaşındadır. Acarlar Mahallesinde ikamet etmekte olan 10 katılımcıdan; 1 kişi 13 yaşında, 2 kişi 15 yaşında, 4 kişi 17 yaşında, 2 kişi 20 yaşında ve 1 kişi de 23 yaşındadır. Yapılan derinlemesine görüşmelerde kişilerin kendi kültürlerinin bir parçası olarak erken yaşta evlilik gerçekleştirmekte ve erken yaş evliliğin getirmiş olduğu şiddet, ihmal ve istismarı olağan karşıladıkları, yaşları diğerlerine göre daha küçük olan çocukların ise evlilik kurumunu yok saydıkları ve gayri resmi birden çok birlikteliğe açık oldukları ve alışkanlık haline getirdikleri görülmüştür. Sonuç: Yapılan çalışmada çocuk evliliği yapan genç kızların yaşları itibariyle ve uyum sağlamaya çalıştıkları hayata istinaden aynı zamanda ihmal ve istismar mağduru da oldukları görülmüştür. Küçük yaşta evlendirilen çocuklar ilk olarak duygusal istismara maruz kalmakta, yaşları gereği çocuk bedenleri yüklendikleri sorumluluğu kaldıramamakta ve etiketleme, bağırma, suçlama, ilgi görmeme, utandırma gibi davranışlara maruz kalmaktadırlar. Genel olarak bu tarz davranışlara maruz kalan çocukların kendilerini ifade etmekte zorlandıkları çokça görülmüştür. Erken yaşta evlendirilen çocuklar evlendikleri kişilerden veya evlendikleri kişilerin ailelerinden kaynaklı fiziksel istismara maruz kalmaktadırlar. Fiziksel istismara maruz kalan çocuklarda da bilişsel duygu durum bozuklukları, kalıcı hasarlar, ağır yaralanmaların meydana geldiği görülmüştür. Erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının daha çok cinsel istismar mağduru oldukları, hakim kültür içerisinde normal karşılanan ve kendilerine kendilerinden önceki kuşakları örnek almalarıyla, yaşadıkları cinselliğin sonucunda birçok sağlık problemi ile karşı karşıya kaldıkları, fizyolojik özelliklerinin yetersizliğinin de durumu tetiklediği görülmüştür. Özellikle adölesan gebeliklerin oluştuğu doğum öncesi veya sonrası dönemde birçok sağlık sorunu yaşadıkları öğrenilmiştir. Görüldüğü üzere erken yaşta evlendirilen çocuklar henüz kendileri çocuk olmalarından ve özellikle tamamlanmamış bir ergenlik dönemi üzerine, yetişkinlerden beklenen kaldıramayacakları yükler altında ezilmekte, duygusal, fiziksel ve cinsel anlamda karşılaştıkları olumsuz durumlar sonucu gerek psikolojik gerek fizyolojik sağlık sorunları yaşayarak geleceğin sağlıksız ebeveyn adayları olmaktadırlar. Olumsuz şartlar altında geleceğin ebeveynleri olacak bu çocukların eğitimden yoksun olarak yetişmelerinin de etkisiyle, kendi sağlıklı çocuklarını yetiştirecekleri düşüncesi toplumsal tahayyülün dışında kalmaktadır. Yaşanılan olumsuzluklar zaman içerisinde evirilerek toplumun inşasını da olumsuz etkileyecektir. Birbiriyle bağlantılı ilerleyen bu süreç, erken evliliklerin bireyler üzerindeki olumsuz etkileri ve toplum içerisinde yerleşen, çözüm gerektiren zamanla normalleşen, gerek insan gerek toplum sağlığını olumsuz etkileyen davranış kalıplarının nedenleri ve sonuçları üzerinde, konunun bir insan hakları ihlali ve halk sağlığı sorunu olduğu göz önünde bulundurularak durulmasını gerektirmektedir. Sağlıklı toplumun oluşmasının sağlıklı bireyler ile mümkün olduğu gerçeği asla gözden kaçırılmamalıdır.

Anahtar Kelimeler: Erken Evlilik, Çocuk Gelin, Toplum Sağlığı, Toplumsal Cinsiyet, İstismar


 


Keywords: