2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Eda ŞİMŞEK ŞAHİN, Hatice Merve ALPTEKİN
STOMA, GEBELİK VE HEMŞİRELİK BAKIMI
 
Stoma, vücut atıklarının normal fizyolojisinden farklı bir yol ile uzaklaştırılması için yapılan cerrahi girişimdir. Stoma, hastaların yaşamlarını çok yönlü olarak etkilemekte ve değiştirmektedir. Stomaların varlığı fiziksel, psikolojik ve sosyal yönden hastaları olumsuz etkilemektedir. Beden imajının bozulması, benlik saygısında azalma, stoma torbasından oluşan sızıntı ve koku nedeniyle sosyal izolasyon, depresyon, eş uyumu sorunları ve cinsel işlev problemleri stomalı hastaların en sık karşılaştıkları problemlerdir. Stoma hastalarının yaşadıkları cinsel sorunların asıl nedeni genellikle duygusal ve psikolojik bir kökene dayanmaktadır. Bazen de bu hastalar yıllar öncesinde oluşturulmuş “stoması olan kadınlar hamile kalamaz, stomam olduğu için beni kimse sevmez, stomanın sebep olduğu koku nedeniyle partnerim benden uzaklaşır, cinsel aktivite stomaya zarar verir vb.” mitlerden etkilenmektedirler. Cinsel yaşamdaki sorunlar ve stomalı hastaların gebelik ile ilgili endişeleri ise bireylerin yaşam kalitesini, sosyal aktivitelerini, kişisel ilişkilerini, stomaya uyumlarını ve tedaviye katılımlarını etkilemektedir. Bu yüzden hastalara verilecek olan hemşirelik bakımı ve stoma eğitimleri önemli yer tutmaktadır. Amaç: Reprodüktif dönemdeki stomalı kadınların sorunları ve hemşirelik bakımıyla ilgili bilgi sağlamaktır. Kapsam: Reprodüktif dönemdeki stomalı kadınların sorunları ve hemşirelik yaklaşımlarını kapsamaktadır. Sınırlılıklar: Son on altı yıl içerisinde İngilizce veya Türkçe olarak yayınlanmış kitap ve makaleler ile sınırlandırılmıştır. Yöntem: Çalışma, Pubmed, Google Akademi, Google Scholar, EBSCO Host, Kocaeli Üniversitesi Kütüphanesi ve Trakya Üniversitesi Kütüphanesi veri tabanları taranarak yürütülmüştür. Bu derlemede İngilizce veya Türkçe dillerinde 2001 ile 2017 yılları arasında yayınlanmış makalelerden yararlanılmıştır. Çalışma derleme olarak hazırlandığı için etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Bulgular: Weerakoon P. (2001) Yaptığı çalışmada stomalı bireylerin %78’inde cinsel fonksiyonlarında azalma, %34’ünde cinsel doyumlarında azalma olduğunu saptamıştır. Silva ve ark. (2003) yaptıları çalışmada ise ileostomili hastaların %95’inin, kolostomili hastaların ise %81’inin cinsel sorunlar yaşadıklarını tespit etmişlerdir. Ayaz ve Kubilay (2008) 60 deney, 30 kontrol grubu ile yaptıkları çalışmada stoması olan 60 hastaya PLISST modeli ile bakım verilmiş ve PLISST modeli ile bakımın cinsel fonksiyonlarda düzelme sağladığı, bakım almayan grubun cinsel fonksiyonlarının bozulduğu, deney grubundaki katılımcıların cinsel doyuma ilişkin sorunları ve aktivite sıklığına ilişkin problemleri daha az yaşadığı belirlenmiştir (p<0,05). Reprodüktif dönemde herhangi bir nedenden dolayı stoma açılan kadınların aile planlaması konusunda da desteklenmesi şarttır. Çünkü plansız bir gebelik hem anne hem de fetüs için ek sorunlara yol açabilir. Düşük doz oral kontraseptifler barsak tarafından emilmediği için güvenli olmadığı konusunda uyarılmalı ve etkinliği yüksek başka yöntemler konusunda bilgilendirilmelidirler (Aksoy G, Çavdar İ. 2015). Stomalı kadınlar; gebe kalma, sağlıklı bir gebelik sürdürme ve vajinal doğum konularında endişe duymaktadırlar. Bu tarz endişelerin varlığına rağmen gebeliklerin oluştuğu rapor edilmiştir. Stomalı kadınların gebelikte %25'i stoma torbası ile ilgili problem yaşamaktadır. (Robb BW, Raffertty JF. 2003). Gebelikte tüm sistemlerde değişiklikler gözlenmektedir bu yüzden stoma etkilenmekte ve stoma ile ilgili ek problemler ortaya çıkmaktadır. Bunlar; stoma torbası ile ilgili problemler, bağırsak obstrüksiyonu, stomal prolapsus ve peristomal hernidir. Nadir olarak ise; kanama, aplikatör uygularken stoma girişini genişletme ve stoma retraksiyonu görülebilmektedir (Robb BW, Raffertty JF. 2003). Bu problemlere sıklıkla 2. ve 3. trimestırda stomanın boyutlarındaki değişiklikler yol açmaktadır. Bu sorunla baş etmek için sıklıkla ayna kullanılarak stoma torbasının değişimi ve izlemi yapılması önerilmeli (Robb BW, Raffertty JF. 2003) ve sık kontrollere gitmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunulmalıdır (Aksoy G, Çavdar İ. 2015). Robb BW, Raffertty JF. (2003) yaptıkları çalışmada gebelerin %10’nunda 3. trimestır sırasında stomal prolapsus gözlenmiştir. Prolapsusu olan gebelerin %75’inde ise cerrahi girişim gerekmeksizin sorunun çözüldüğü, bir kısmında ise doğum eylemi ile sorun kısmi olarak giderilmiştir. Gebelerin % 3 de ise peristomal herni saptanmıştır. Stomalı kadınların gebelikleri ve gebelik boyunca yaşadıkları problemler fetüsün büyüme ve gelişmesi konusunda da soru işareti oluşturmaktadır. Takahashi ve ark. (2007) çalışmasındaki stomalı vakalarda intrauterin ortamda fetüsün büyümesini takip etmiş ve gestasyonel hafta ile uygun percentilde olduğu tespit etmiştir. Stomalı kadınların gebelikleri vajinal ya da sezeryan doğum ile sonlanabilir. Vajinal ya da sezeryan doğum kararı obstedrik ve fetal ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak verilmelidir. Gebeliklerin %94’ü terme ulaşmakta ve doğum eylemini indükleme gibi bir eğilim gözlenmemektedir (Robb BW, Raffertty JF. 2003). Takahashi ve ark. (2007) yaptıkları araştırma sonucunda gebelerin biri erken membran rüptürü nedeniyle preterm eylem gerçekleştirmek zorunda kalmıştır 7 gebeliğin 6’sında sezaryen doğum gerçekleşirken 1 tanesinde ise vajinal doğum gerçekleştirmiştir. Postpartum dönem kadının hem vücudundaki değişimlere hem de bebeğine uyumun olduğu yakından izlenmesi gereken bir dönemdir. Kadınların çoğunda postpartum dönemde stomaya ilişkin bir komplikasyon görülmemektedir. Kalıcı peristomal herni, stoma torbasına ilişkin zorluklar ve stoma yerinde nadiren ağrı görülebilir. Postpartum dönemde stoma boyutunda meydana gelecek olan değişiklikler için hazırlıklı olmaları için önceden bilgilendirilmelidirler. Hastalar hastaneye gelirken stomaları için gerekli olan ürünleri getirmeleri için bilgilendirilmelidir (Robb BW, Raffertty JF. 2003). Stoma hastalarına eğitim vermek ve desteklemek hemşirenin en önemli görevlerinden biridir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki yüksek bilgi seviyesine sahip olan hastaların yaşam kalitesi daha yüksektir ve stoma bakımlarında daha etkin rol almaktadırlar (Krouse ve ark. 2009). Sonuç: Reprodüktif çağda çeşitli nedenlerden ötürü stoma açılacak olan hasta her aşamada hemşirenin özel ilgi ve bakımına ihtiyaç duymaktadır. Kadınların reprodüktif çağda olması beraberinde gebelik isteğini ya da plansız gebelik problemini getirmektedir. Bu durum aile planlaması danışmalığını ve prekonsepsiyonel bakımı stoması olan kadınlar için oldukça önemli bir hale getirmektedir. Bu yüzden malzemeleri nasıl temin edeceği, stoma komplikasyonları, sorun yaşadığında ulaşabileceği kişilerin numarası, gebe kalmamak için kullanacağı yöntemler, stomanın gebeliğe ve fetüse etkileri, postpartum dönemdeki stoma ile ilgili değişimler konularında hemşireler tarafından eğitim verilerek hastalar desteklenmeli ve hastaların kendi bakımlarını üstlenmelerine yardımcı olunmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Fonksiyon, Cinsellik, Gebelik, Hemşirelik Bakımı


 


Keywords: