2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan:

Nurten KIRCAN, Abdülhalim ENSARİ, Damla BÜYÜKÜNLÜ, İbrahim Halil EROĞLU
GEBELİKTE PSİKOSOSYAL SAĞLIĞIN DEĞERLENDİRİLMESİ
 
Gebelik ve doğum fizyolojik bir olay olmakla beraber kadın vücudu için önemli bir yük ve stres oluşturur. Gebelik ve annelik kavramları algılanandan daha karmaşık bir durumdur. bekleme zamanı olarak nitelendirilen gebelik, günümüzde ebeveynler için uyum sağlamayı gerektiren stresli bir yaşam olayı ya da krizi olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca gebelik vücut görüntüsünde, sosyal ilişkilerde ve aile üyelerinin rollerinde değişiklik oluşturduğu için toplum sağlığı açıcından önemli bir konudur. Gebelikte yaşanan psikososyal sorunların annenin ruh sağlığını olumsuz etkilemesi sonucunda hem anne hem de fetüs/yenidoğan sağlığı dolayısıyla da aile ve toplum sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Amaç: Araştırma Aile Sağlığı Merkezi’ne kayıtlı gebelerin psikososyal sağlığını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmış ve yürütülmüştür. Kapsam: Muğla İli, Fethiye İlçesinde bulunan 1 No’lu, 3 No’lu ve 6 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’ne kayıtlı gebelerin tamamı evreni oluşturmuş, örneklem ise Ekim/2016-Şubat/2017 tarihlerinde ulaşılabilen ve araştırmaya katılmayı kabul eden, gönüllü 180 gebe bireyden oluşmuştur. Yöntem: Literatürden yararlanılarak hazırlanan anket formu; 16 sosyo-demografik ve gebelerin psikososyal sağlığını değerlendirilmesi ile ilgili 39 olmak üzere toplam 55 sorudan oluşmuştur. Anket formunun anlaşılabilirliği açısından örneklem dışında kalan 10 gebeye birebir görüşme yöntemiyle ön uygulama yapılmış, anlaşılmayan ifade bulunmamıştır. Anket formu Ekim/2016-Şubat/2017 tarihinde birebir görüşülerek gebelere uygulanmıştır. Bir anketin cevaplama süresi ortalama 5 dakika sürmüştür. Araştırma sonucu elde edilen veriler spss 16.0 paket programında kodlanmış, frekans ve yüzde değerlendirmesi yapılmıştır. Bu araştırma için Muğla Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünden Sayı:48883244-799 Tarih:05.09.2016 kurum izni alınmıştır. Bulgular: Gebelerin %47,8'i 14-27 gebelik haftasında, %42.8'i 25-29 yaş aralığında, %32.2'si 3-5 yıllık evli, %40.6'sı ilkokul mezunu, %70.0'ı ev hanımı, %48.9'unun ekonomik durumu orta düzeyde, %86.1'i çekirdek aile, 595.6'sının kronik herhangi bir hastalığı yok, %93.3'ü hastalığına bağlı sürekli ilaç kullanmamış, %34.4'ü ilk gebeliği, %32.8'inin 1 (bir) doğumu var, %85.0'ının abortus, %96.1'inin kürtaj, %90,6'sının ölü doğum öyküsü yok. 180 gebenin 2'sinin engelli çocuğu olduğu belirlendi. Gebelerin %7.8'i (14 gebe) herhangi bir sorunla karşılaştıklarında yardım alabileceği kimsenin olmadığını, %82.2'si ise herhangi bir sorunla karşılaştıklarında aile büyüklerinden yardım aldıkları belirlendi. Gebelerin %60.0'ı herhangi bir sorunla karşılaştığında sorun çözmede eşi/yakınlarından yardım istediklerini, %23.9'u yardım aramadığını sorunu kendisinin çözdüğü tespit edildi. Gebelerin, %72.2'si gebeliğin planlı/isteyerek bir gebelik olduğunu, %77.8'i gebe olduğunu öğrendiğindeki mutluluk düzeyinin çok fazla olduğunu, %73.3'ü ise gebeliğe ilişkin şu andaki mutluluk düzeyini çok fazla olduğu belirlenmiştir. Gebelerin %53.3'ü orta düzeyde gebelikte sorun ve sıkıntı yaşadığını, %48.9'u gebeliğe yönelik endişe ve şiddet düzeyini orta düzeyde olduğunu, %19.4'ünün ise gebelik/anne olmaya yönelik korku/panik düzeyinin çok fazla olduğu belirlenmiştir. Gebelerin çoğunluğu, gebeliklerinde çok fazla rahat ve güvende olduklarını, %72.2'si eşlerinin her yönden çok fazla destek olduğu belirlendi. Gebelerin büyük çoğunluğu, sorunla başetmede sigara, alkol kullanmamakla birlikte 8 gebe çok fazla kullandığını, %20.0'si gebelik nedeniyle iş yaşamının orta düzeyde olumsuz değiştiğini, %10.6'sı sosyal yaşamının çok fazla olumsuz etkileneceğine inandıklarını belirtmiştir. Gebelerin büyük çoğunluğu, gebelik öncesi/şu anda tedavi gerektirecek psikolojik sorunun az olduğunu, yaklaşık yarısı gebelikte vücutta oluşan değişikliklerin orta düzeyde stres/kaygı yarattığını belirtmiştir. Gebelerin çoğunluğunun eşleri, gebelikle ilgili yaşadıkları mutluluk düzeyinin ve gösterdikleri ilginin, değerin çok fazla olduğu belirlenmiştir. Gebelerin çoğunlukla eşlerinden korkmadıkları belirlenirken, %13.3'ü çok fazla korktuğunu, %13.9'u şiddet gördüğünü, %23.9'unun yakın akraba ile görüşmeyi kısıtladığı, eşin alkol-kumar-sigara alışkanlığının olduğunu belirtirken, %15.6'sı eşin ailesi ile ilişkilerinin hiç iyi olmadığını belirtmişlerdir. Gebelerin yaklaşık yarısında eşlerinin iyi bir baba olacağına yönelik kaygılarının olduğu ve eşlerinin iş kaybına yönelik endişelerinin olduğu tespit edildi. Gebelerin büyük çoğunluğunda, kendi aileleri tarafından sevildiği, her konuda destek oldukları ve ilişkilerinin iyi olduğu tespit edildi. Gebelerin çoğu evlilik ilişkilerinde mutlu hissettiği, bebeğin doğumuyla evlilik ilişkilerinin daha iyi olacağını, yaklaşık yarısı anne olmaya yönelik endişe/streslerinin olduğunu, çocuğuna iyi bir bakım verebilme kaygısı ve iyi bir gelecek sağlama kaygısı yaşadığını, her şeyin kötü gideceği düşüncesinin olduğunu, nedenini bilemediği mutsuzluk hissinin olduğunu belirtmişlerdir. Sonuç: Araştırma sonucunda, az da olsa 18 yaşından önce gebeliklerin olduğu belirlenirken, gebelerin çoğunlukla herhangi bir sorunla karşılaştığında eşi ve yakınlarıyla sorunlarını çözdüğü, gebeliklerin istenen ve planlı olduğu, gebeliğine yönelik endişe ve stres yaşamadığı, gebelikte vücudunda oluşan değişikliklerden stres ve kaygı yaşamadığı, gebelerin çoğunun iş yaşamında olumsuz değişiklik olacağına ilişkin endişelerinin olmadığı, gebeliğin sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemediği, gebelerin kendi ailesi ile olan ilişkilerinin genellikle iyi olduğu, evlilik ilişkilerinde çok mutlu hissettiği, anne olmaya yönelik endişe yaşamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Ebeveyn, Gebe, Psikososyal Sağlık


 


Keywords: