2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Selvinaz SAÇAN, Serap ÖZTÜRK, Özlem DEMİRÖZ AKSOY
KORUNMA ALTINDA OLAN VE PARÇALANMIŞ AİLEDE YAŞAYAN ÇOCUKLARDA SOSYAL BECERİLER
 
Bilgiye ulaşmanın hızlandığı ve kolaylaştığı günümüzde iş yaşamında tek başına iyi bir akademik ve mesleki niteliğe sahip olmak yeterli görülmemekte, sosyal becerileri gelişmiş bireylere tercih edilmektedir. Sosyal beceri; duygulara yönelik beceriler, ilişkiye başlatma ve sürdürme becerileri, grupla çalışabilme becerilerinin yanında çağımızın en büyük hastalığı stresle başa çıkma ve saldırgan davranışları kontrol edebilme becerilerini de kapsamaktadır. Normal şartlarda bireyler sosyal becerileri başta ebeveynleri olmak üzere en yakın çevrelerinden model alarak öğrenirler. Fakat doğal afetler, savaş, göç gibi bazı nedenlerden dolayı bazen çocuklar ebeveynlerinden ayrılmak zorunda kalabilmekte, gelişimleri ve sosyal beceri kazanımları bu durumdan etkilenebilmektedir. Amaç: Hem toplumsal yaşamda hem de iş yaşamında başarılı olabilmeleri, barış dolu, huzurlu ve barış dolu bir ortamda yaşamaları sosyal becerileri gelişmiş bireylerin varlığı ile doğru orantılı olacaktır. Bu çalışma ile korunma altında olan ve parçalanmış ailede yaşayan çocukların sosyal becerilerine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada alan yazında korunma altında olan ve parçalanmış ailede yaşayan çocukların sosyal becerileri ile ilgili çalışmalar incelenmiş, alan yazın bilgileri ışığında mevcut durum ortaya konularak öneriler geliştirilmiştir. Bulgular: 5395 sayılı “Çocuk Koruma Kanunu” kapsamında haklarında bakım, barınma, sağlık ve eğitim tedbirleri alınan çocukların yaşamlarına bakıldığında her çocuğun korunma altına alınma nedeninin birbirinden farklı ve kendisine özel olduğu anlaşılmaktadır. Bir çocuğun ebeveynlerinin vefat etmiş olması korunma altına alınma nedeniyken bir diğer çocuğun ebeveynlerinin çocuğun bakımını üstenecek yeterlilikte olmaması korunma altına alınma nedeni olabilmektedir. Çocuğun ihmal-istismar, ensest mağduru olması, ebeveynleri tarafından terkedilmesi gibi daha birçok neden korunma altına alınma gerekçeleri arasındadır. Korunma altına alınmış olan her bir çocuğun farklı bir hikayeye sahip olması gibi çocukların bu durumdan etkilenme düzeyleri ve gelişimsel süreçleri de birbirinden farklıdır. Korunma altına alınan çocuklarla yapılan çalışmalarda, çocukların sahip oldukları sosyal becerilerin çocuğun yaş, cinsiyet, bakıldığı kuruluşun türü, aldığı hizmet modeli ve çocuğun geliş nedenine göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak kişisel, kişilerarası ve göreve ilişkin davranışlarda desteklenmeye ihtiyaç duydukları gözlenmiştir. Ebeveynleri tarafından terkedilmiş ve uzun süre korunma altında olan ergen çocukların sosyal becerileri değerlendirildiğinde; genel olarak çocukların dinleme ve yönergeye uyma becerisinin geliştiği ancak yaşıtlarıyla ve yetişkinlerle iletişimi başlatma, konuşmayı sürdürme, soru sorma, kendini tanıtma, yardım isteme, yönerge verme, özür dileme ve ikna etme becerilerinde sözel yönlendirme ve desteğe ihtiyaç duydukları gözlenmektedir. Çocukların grupla bir işi yürütme alanındaki becerilerine bakıldığında ise; çoğunlukla grupta iş bölümüne uyma, sorumluluğunu yerine getirme, başkalarının görüşlerini anlamaya çalışma alanlarında da yine sözel desteğe ihtiyaç duydukları görülmektedir. Duygulara yönelik beceriler alanında başkalarının duygularını anladıkları ancak duygularını ifade etmekte, karşı tarafın kızgınlığıyla başa çıkmada zorlandıkları, üzüntülerini ve öfkelerini ağlayarak dışarı yansıttıkları, bazen kavga ortamlarından uzak durmayı bazen de kavgayı başlatmayı tercih ettikleri, hakkını korumaya yönelik olarak da sözel desteğe ihtiyaç duydukları anlaşılmıştır. Korunma altındaki birçok çocuğun paylaşma ve başkalarına yardım etme ile ilgili becerilere sahip oldukları ancak plan yapma ve problem çözme alanlarında desteğe ihtiyaçları olduğu anlaşılmıştır. Boşanma bir olay değil, uzun zaman alan bir süreçtir. Boşanmadan sonraki ilk iki ila dört yıl arası ve özellikle ilk iki yıl gerginliklerin yaşandığı özel bir zamandır. Bu yıllarda çocuklar daha asi, negatif, agresif, depresif veya kızgın olabilmektedirler. Çocuklar, boşanma olayından sonra ebeveynlerinden birini görme imkanını (ki bu genellikle babadır) kaybetmeleri ve bu duygu ile baş etmelerinin yanı sıra gelirin azalması ile alışkın olduğu yaşam standardının bir anda düşmesiyle de baş etmek zorunda kalmaktadırlar. Bunun yanında bireyler yakınlarını kronik bir hastalık sonucu uzun soluklu bir tedavi sonrası kaybedebildiği gibi trafik kazası, doğal afet, zehirlenme, kalp krizi vb. nedenler sonucu aniden de kaybedebilmektedir. Çocuklar genelde olaylar karşısında tepkilerini ebeveynlerini model alarak onlar gibi gösterirler. Eğer ebeveynler kontrolünü kaybedip ağlar, kızar, bağırır ise çocuk da o şekilde tepki gösterir ya da ebeveynlerini üzmemek için kendi duygularını içe atıp, kendilerini rahatlıkla ifade edemezler. Sonuç: Çocuğun rol modeli olan yetişkinlerin sosyal beceri ve iletişim yeterliliğine sahip olması, sevgi ve ilgiyle yaklaşımı ve bu sevgi ve ilginin sürekli olması çocuğun sosyal gelişimini olumlu etkileyecektir. Bu bakımdan ebeveynlerin ve/veya çocuğundan bakımından sorumlu kişi/personel ile okullarda öğretmenlerin rolü oldukça önemlidir.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Beceri, Parçalanmış Aile, Korunmaya Muhtaç Çocuk


 


Keywords: