2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Özcan ÖZENÇ, Sibel ERGÜN, Gülşah SUNAY
SAĞLIK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN DOĞUM KADIN HASTALIKLARI VE HEMŞİRELİĞİ DERSİ UYGULAMASINA İLİŞKİN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ
 
Birey, aile, grup ve toplumun sağlığını etkileyebilecek her türlü gelişim ve değişimlere duyarlı olabilecek, bunları verdiği hizmete yansıtabilecek, sağlıklı ya da hasta bireylerin her ortamda hemşirelik bakımı gereksinimlerini saptayabilecek, bu gereksinimleri mesleki standartlar düzeyinde karşılayabilmek için gerekli olan hemşirelik bakımını planlayabilecek, uygulayabilecek ve değerlendirebilecek, aynı zamanda sağlık ekibinin etkin ve etkili bir üyesi olarak rol ve işlevlerini yerine getirebilecek; hemşirelik eğitimi, yönetimi ve araştırmalarında rol alabilecek, tüm bunları yerine getirirken mesleki etik ilkeleri göz önünde bulundurabilecek ve yaşam boyu öğrenmeyi benimseyecek nitelikte profesyonel hemşire yetiştirmektir. Günümüzde kaliteli ya da nitelikli sayıda hemşire yetiştirilmesi eskiye oranla daha fazla önem kazanmıştır. Çünkü sağlık kurumları daha verimli çalışmak, daha kaliteli hizmet vermek, hedeflerini ve projelerini gerçekleştirmek için daha nitelikli, çeşitli bilgi ve becerileri olan, başarı düzeyi yüksek, daha donanımlı hemşirelerle çalışmak istemektedirler. Hemşireler özellikle son 30 yıldır uluslararası ve ulusal belgelerde, sağlık sistemindeki sorunların çözümünde kilit personel olarak tanımlanmaktadır. Dolaysıyla burada hemşirelik okullarına önemli görevler düşmektedir. Bu okullarda eğitim alan hemşire adayların istenilen ya da aranılan nitelik ve özellikleri taşıyan, başarı düzeyi yüksek hemşireler yetiştirmekle yükümlüdürler. (Kaynar 2006). Ülkemizde hemşirelik eğitiminde temel sorunlardan biriside öğrencinin teorik bilgiyi uygulamaya yeterince aktaramamasıdır. Kadın sağlığı hemşireliği, kadının doğurganlığı ile ilgili olarak üreme organları, gebeliğin oluşumu, doğum öncesi, doğum ve doğum sonu dönemlerin fizyolojisi ve sağlık bakımı, kadın hayatının dönemlerine göre sağlık gereksinimleri ile ilgili konuları temel alır. Bir kadın doğum hemşiresi kadını; birey olarak, çevresi ile bir bütün olarak, kadının sahip olduğu sosyoekonomik ve kültürel özellikleri ile beraber, iyi bir ilişki içinde, güven vererek, bilgilendirerek, destek olarak ve danışmanlık yaparak ele almalıdır. Annenin fizyolojik ve psikolojik sağlığının korunması ve yükseltilmesinde doğum hemşiresinin rolü geniş ölçüde sağlık eğitimini, destek ve danışmanlık hizmetlerini kapsar(Coşkun 2008). Amaç: Balıkesir Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu doğum ve kadın sağlığı hemşireliği dersi, lisans öğrencileri için haftada 6 saat 12 saat uygulamayı, içeren bir derstir. Bu dersin amacı, müfredatımızda yer alan konularla ilgili hemşirelik bakımları için gerekli becerileri öğrencilere kazandırmak ve uygun hemşirelik girişimlerini öğretmektir. Sağlık Yüksekokulunda Doğum Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Hemşireliği dersi almış öğrencilerin bu alanla ilgili uygulamalar ve uygulamalara ilişkin görüş ve düşüncelerini saptamak amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Yöntem: Çalışmanın kapsamını Balıkesir Sağlık Yüksekokulu 2015-2016 Eğitim öğretim yılı Güz döneminde kadın doğum dersi almış olan 4/B sınıfı öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın yapılabilmesi için Yüksekokul Müdürlüğünden izin alınmıştır. İzin evrak tarih ve sayısı 05/12/2016-28075 ‘dir. Bu dersi almış çalışmaya katılmayı kabul eden 101 öğrenciye soru formu uygulanmıştır. Öğrencilerin demografik bilgileri, alanla ilgili uygulamalar, doğum eylemi- doğumhane ile ilgili düşüncelerini içeren soru formu araştırmacılar tarafından hazırlanmıştır. Veriler SPPS 16.0 paket programında değerlendirilmiş olup yüzdelik ve ki kare analizi yapılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %100’ü hemşirelik bölümünde okumakta olup %41.6’sı 20 ,%36.6’sı 21 yaşındadır. Çalışmaya katılanların %70.8’i kız, % 29.2 erkektir. Uygulamaya çıkmadan önce, öğrencilerin %’35.6’sı heyecanlı; %21.8‘i rahat; %17,8‘i stresli olduklarını ifade etmişlerdir. Doğumhaneyi gördüklerinde %29.7’i şaşkınlık yaşadığını, %40.6’sıortamı stresli bulduğunu belirtmişlerdir. Klinik uygulamada %91.1 doğum eylemini gördüğünü grubun %43,6’si sezaryeni riskli bir operasyon olarak değerlendirmektedir. Öğrencilerin %89,2’si vajinal doğumu tercih edebileceklerini; bunların %65,9’u doğal ve sağlıklı bulduklarını belirtmişlerdir. Uygulamalarda % 61.0 si klinik hemşireden, %23.7’si öğretim elemanından, % 11.1’i sorumlu hemşireden yardım aldığını belirtmişlerdir. Öğrencilerin%71.3’ü teori ile uygulamanın aynı olmadığını %75.2’si doğum stajının verimli olmadığını bununda öğrenci sayısından kaynakladığını belirtmişlerdir. Sonuç: Çalışmadan elde edilen veriler değerlendirildiğinde, klinik ortamların sayısının yetersiz olduğu ,öğrenci sayısının fazla olması uygulama yapılan ortamlarda öğrencilerin eğitimleri için uygun bir ortam haline getirilmesi,öğrenci sayının zorunlu artışı dikkate alarak ,klinik ortamlardaki öğretim yöntemlerin yeniden gözden geçirilmesi,öğrencilerin klinik ortamda yaşadıkları güçlükleri paylaşabilmeleri ve düzenli olarak klinik değerlendirme toplantıları yapılması önerilebilir.

Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Doğum Dersi, Klinik Uygulama


 


Keywords: