2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Aylin ÇAKŞAK
ERGENLERDE CİNSEL EĞİTİM
 
Tabiata göre varolma ve varolmayı sürdürme, en temel içgüdüdür. Üremek, yaşamın devamını sağlamak için hayatta kalmaktan sonra ikinci seçenektir. Bu durum için de cinsel birliktelik gereklidir. Ergenlikte cinsel yaşam yeni bir boyut alır. Birey artık üreme yeteneğini kazanmıştır. Hormonların etkisiyle cinsel istekte ve uyarılmada artış görülebilir. Burada ergen bireyin, geçmişte aileden ve çevreden aldığı cinsel eğitim sağlık açısından büyük önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışmadaki amaç, doğumdan itibaren başlayıp ölüme kadar giden süreçte, cinsel eğitimin önemini bilmek, toplumda bunun bir tabu ve mitler şeklinde yaygınlaşmasından çok bilimsel bilgilerin yayılmasında rol oynamak, biyopsikososyal yönden sağlıklı bireyler yetişmesini sağlamaktır. Kapsam: Yapılan bu araştırma, Türkiye’de ve dünyada cinsel eğitimin önemini vurgulayan çalışmaları incelemektedir. Yöntem: :Çalışma 15.08.2017-09.09.2017 tarihleri arasında kaynak kitaplar, PubMed, Scholar Google aracılığıyla “Ergenlik”, “Cinsel Eğitim”, “Ergende Cinsellik”, “Puberty”, “Sexual Education”, “Sexual Education in Adolescent” gibi anahtar kelimeleri ile tarama yapılarak yürütüldü. Bulgular: Cinsel eğitimle ilgili tarihteki ilk yazılı metinler milattan önce beş bin yıllarına dayanmaktadır. Eski yazılı metinler incelendiğinde, cinsel davranışlara ilişkin yazılı bilgilerin son derece sınırlı olduğu görülmüştür. 20. yüzyılın ilk yarılarında Freud’un yazıları çocuk cinselliğini tekrar gündeme getirmiştir. Cinsel gelişim kişilik gelişiminin bir parçasıdır. Ergenlik (Genital) Dönemi (12-18 yaş); Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik, erkekte ve kadında hızla büyümenin olduğu, birincil ve ikincil cinsel yapının yanısıra psikososyal gelişmeyi de kapsar. Çocukluk dönemlerinde yaşanılan sorunların çözümü bu çağda yapılmaya çalışılır. Ergenlik dönemi kimlik gelişimi açısından en önemli evrelerden biridir. Çocukluk döneminde uygun koşullarda yetiştirilen çocuklar, ergenlik döneminde ebeveynle iletişim konusunda rahat olacaklardır. 13-15 yaşına gelen ergen çocukta cinsel düşünceler ve dürtüler yoğunlaşır. Zamanla bu düşünceler eyleme geçer. Bu nedenle özellikle 13-18 yaşlarında; insan üremesi, cinsel olgunlaşma, cinsellikle ilgili konular hakkında eğitimler verilebilir. Cinsel Eğitim; SIECUS (Sexuality Information and Education Council of the United States)'a göre cinsel eğitim, bilgilendirme, tutum geliştirme, inançlar, değerler, ilişkiler ve mahremiyet konularını ele alan ve yaşam boyu süren bir süreçtir. Cinsel gelişim, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, kişilerarası ilişkileri, sevgiyi, samimiyeti, beden imajını ve cinsiyet rollerini kapsar. Sağlıklı cinsel yaşam ise, bireyin biyopsikososyal açıdan sağlığını olumlu yönde etkileyen cinsel duygu ve davranışlardır. Ergenin sosyokültürel çevresi, bireysel özellikleri ve cinsellik konusundaki bilgi düzeyi gibi etkenler, seçimlerini etkiler. Cinselliğin doğal ve olumlu sürecinin yanısıra taşıdığı riskler de göz önüne alındığında cinsel eğitimin önemi ortaya çıkmaktadır. Ergenlikte sağlıklı cinsel gelişim için bireyin, bedeninde kendini rahat hissetmesi, cinsel dürtü ve duyguların normal bir durum olduğunu kabul etmesi, cinsel eylemleri kendi isteğiyle deneme kararında özgür olduğunu bilmesi, güvenli cinsel eylemleri bilmesi ve cinsel eylemdeki güvenli yöntemleri uygulaması gereklidir. Çocukların cinsel eğitimleri, doğumdan itibaren ailede başlar, okulda ve sosyal çevrede devam eder. Bu nedenle eğiticilerin de cinsellik açısından doğru bilgilere sahip olması gerekir. Ailede çocuklarla cinsellik konuları konuşulmazsa; Cinsellikle ilgili konuşmanın genellikle ayıp ve yanlış olduğunu düşünürler, merak ettiklerini arkadaşlarıyla konuşurlar, yanlış veya eksik bilgiler edinebilirler, ebeveynleriyle cinsellik konusunda hiçbir şey paylaşmazlar, yaşantılarında herhangi bir sorunla karşılaştıklarında aileleriyle paylaşmaktan korkarlar, saklarlar ve hatalı çözümlere yönelirler. Ergenlik öncesi çocukların cinsel merakları, her şeyi merak etmelerinin bir parçasıdır. Çocukların sorularına açık bir şekilde yanıt vermek her yaş için çok önemlidir. Çocuklar böylece cinsellikle ilgili konuşmanın kötü bir şey olmadığına inanır, hislerinin anlaşılacağına güvenir ve ihtiyaç duyduğu bilgileri anne-babalarından edineceğinden emin olurlar. Çocukların sorularına kısa, net ve anlaşılabilir cevaplar verilmelidir. Ayrıntılı bilgi vermek yanlıştır. Fakat anne ve babalar çocuklarına cinsel eğitim verme sorumluluğunda olmalarına rağmen, bunu yapmakta çekinirler, yapmazlar ya da yanlış bilgilerle geçiştirirler. Anne babalar ergen çocuklarıyla iyi iletişim kurduklarından emin olmalıdır, ergenin konuşmasını desteklemelidir. Böylece anne ve babaya karşı duyulan güven duygusu gelişir. Okulda ise öğrencilerin yaş grubuna göre değişkenlik gösteren birçok konular konuşulmaktadır. Bu nedenle okullar, cinsel eğitim verilmesi açısından aileden sonra önemli bir yere sahiptir. Okullarda da bu eğitimi en iyi üstlenebilecek kişi okul hemşiresidir, yoksa öğretmendir. Bu eğitimin evde de desteklenmesi gerekir. Ülkemizde evlilik öncesi cinsel ilişki yaşama konusunda, erkeklere daha hoşgörülü yaklaşılmaktadır. Erkek ergenlerde ilk cinsel ilişkiyi parayla ya da kendisiyle romantik ilişkisi olmayan biriyle yaşama oranlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu durum da cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar açısından büyük bir risk oluşturmaktadır. Amerika’da adölesan gebelerde klamidya enfeksiyonu araştırılmıştır ve her ikisi de korunmasız cinsel ilişki ile ortaya çıktığı için adölesan gebelerin çoğunluğunda klamidya enfeksiyonu saptanmıştır. Sonuç: Cinsel eğitimin etkili olabilmesi için, eğitime ergenlik döneminden önce başlanmalıdır. Eğitimde anahtar rolü oynayacak kişiler ebeveynler, öğretmenler, aile üyeleri, sağlık profesyonelleri olabilir. Çünkü çocukluk döneminin her evresinde karşılanmamış cinsel eğitim ihtiyacı, yanlış cinsel yönelimlere ya da çeşitli cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir.

Anahtar Kelimeler: Ergenlik, Cinsel Eğitim, Ergenlerde Cinsellik


 


Keywords: