2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Şenay TOPUZ, Neslihan YILMAZ SEZER
ÇOCUK EVLİLİKLER VE KAYBEDİLEN GELECEK
 
Çocuk haklarına dair sözleşmeye göre çocuğa uygulanabilecek aksi yönde kanun olmadığı sürece 18 yaşın altındaki herkes çocuk kabul edilmektedir. Türk Medeni Kanununun 124 üncü maddesinde de evlenme ehliyeti için 17 yaş sınır olarak belirlendiğinden 18 yaşın altında yapılan evlilikler de bu bağlamda “çocuk evliliği, erken yaşta evlilik, çocuk gelin” gibi terimlerle ifade edilebilir. Çocuk hakları açısından bakıldığında hem erkek hem de kız çocukları için önemli bir sorun olmakla birlikte, evliliğin ve beraberinde gelişen gebeliğin neden olduğu olumsuz durumlar kız çocukları açısından daha ciddi sorunların yaşanmasına zemin hazırlamaktadır. Erken evlilikler kız çocukları ve kadınların toplumdaki eşitsiz konumunu pekiştirmekte ve her anlamda bireysel tercihlerini azaltmaktadır. Kadınları eğitimsizlik, yoksulluk, cahillik ve bağımlılık kısır döngüsüne hapseden bu evlilikler onların geleceğe dair hayallerini de ellerinden almaktadır. Erken yaşta yapılan evliliklerin aynı zamanda bir çocuk hakkı, kadın hakkı ve insan hakkı ihlali olduğu da unutulmamalıdır. Amaç: Türkiye’nin ve bazı ülkelerin önemli bir sorunu olan çocuk yaşta evlilik konusuna dikkat çekmek ve ilgili literatüre katkı sağlamak amacı ile hazırlanmıştır. Kapsam: Yapılan bu çalışma ‘Çocuk Evliliği, Erken Yaşta Evlilik, Çocuk Gelin’, anahtar kelimelerini içeren tarama ile elde kaynakları kapsamaktadır. Yöntem: Çalışma ‘Çocuk Evliliği, Erken Yaşta Evlilik, Çocuk Gelin’, anahtar kelimeleri kullanılarak yapılan literatür taraması sonucu derleme şeklinde hazırlanmıştır. Etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Etik kurul ve kurum izni alınmamıştır. Bulgular: Erken yaşta evlenme oranları tüm Dünya’ da azalsa da halen özellikle kız çocukları çocuk yaşta evlendirilmekte, çocuklukları yarıda kesilmekte ve gelecekleri ellerinden alınmaktadır. Türkiye’nin ve özellikle Güney ve Güneydoğu Asya ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin sorunu olan erken evliliklerin nedenlerine bakıldığında düşük eğitim seviyesi, ekonomik sıkıntılar, savaş ve felaketler, kültürel farklılıklar, gelenek, görenek ve yanlış dini inanışlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, aile içi şiddet ve toplumsal baskı, mal paylaşımı ve mülkiyet gibi çeşitli sebepler sıralanabilir. Erken evliliklerin en önemli nedenlerinden olan yetersiz eğitim erken yaştaki evliliklerin hem sebebi hem de sonucudur. Şöyle ki ebeveynlerin ve çocukların eğitim düzeyi düştükçe erken evliliklerin oranı artmakta, erken evlilikler arttıkça da çocukların okula devamlılığında azalma görülmektedir. Eğitimine devam edemeyen çocuklar, meslek sahibi olma ve çalışma hayatına katılma hakkından da mahrum bırakılmaktadır bu durumda özellikle kız çocuklarını fazlasıyla olumsuz etkilemektedir. Eğitimsizliğin önüne geçilmediği toplumlarda erken evliliklerin de önlenebilmesi imkânsız hale gelmektedir. Bu nedenle erken yaşta evlilikleri önlemenin temel unsuru eğitimdir. Çocuk evlilikler ve sonrasında yaşanan gebelikler, sadece evlenen kişilerin hayatını değil gelecek kuşakları da etkilemesi açısından çok önemli bir halk sağlığı sorunudur. Erken yaş gebeliklerin kısa ve uzun vadeli çeşitli olumsuz sağlık sonuçları doğurduğu, Dünya’nın pek çok ülkesinde önemli ölçüde mortalite ve morbidite nedeni olduğu bilinmektedir. Kadının bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan gelişimini tamamlamadan gebe kalması durumunda hem anne hem de bebek olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle, erken yaş gebelikler yani adölesan gebelik ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Erken yaşta evlenen kız çocuklarının cinsel ilişki, gebelikten korunma yolları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, gebelik, düşük, anne olma, bebek beslenmesi ve bakımı gibi konularda ki bilgileri yetişkin kadınlara göre yetersiz olduğundan, erken yaşanan gebelik süreci sadece kişinin kendi hayatına değil, doğacak olan bebeğe, ailesine dolayısıyla yaşadığı topluma ciddi yükler getirmektedir. Sonuç: Sonuç olarak, erken yaşta evlilikler insan haklarının ihlaline neden olan, kadının toplumsal değerini düşüren, eğitim ve yaşam hakkı olmak üzere temel insan haklarını elinden alan çok önemli bir sorundur. Bu evliliklerin önlenebilmesi toplumsal cinsiyet eşitliğini ve sağlıklı anne, sağlıklı bebek, sağlıklı aile ve sağlıklı toplum ilkesini benimseyen birçok sağlık disiplini için çok önemli bir hedeftir. Bu nedenle bu önemli sorunun ortadan kaldırılması ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilebilmesi için farkındalık çalışmalarının yapılması, toplumun eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi tüm sağlık çalışanlarının amacı olmalıdır. Sağlık profesyonelleri içinde hemşirelerin hem daha çok kadınlar tarafından tercih ediliyor olması hem de gebelik sürecinden itibaren hizmet verdiği aileye diğer sağlık çalışanlarından daha kolay ulaşabiliyor ve yönlendirebiliyor olması bu sorunun çözümünde ne kadar önemli bir kaynak olduklarını görmek açısından da önemlidir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk Evliliği, Erken Yaşta Evlilik, Çocuk Gelin, Çocuk Hakları


 


Keywords: