2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Gamze FIŞKIN, Esra SARI
ÇİKOLATA TÜKETİMİ VE PREEKLAMPSİ İLİŞKİSİ
 
Preeklampsi; plasental kaynaklı olup gebelik sırasında meydana gelen hipertansiyon ve proteinüri durumudur. Tüm gebeliklerin ortalama olarak %3-8'ini etkilediği düşünülmektedir. Her yıl dünya üzerinde yaşanılan 60.000 ölümün sebebi olarak karşımıza çıkan preeklampsi, aynı zamanda bu kadınların yarısından fazlasının doğumunu sezaryen operasyonu ile gerçekleştirmesine neden olmaktadır. Maternal ve fetal birçok komplikasyona neden olan preeklampsinin temel nedenlerinden biri olan endotel disfonksiyonuna ek olarak meydana gelen oksidatif stres, hipertansiyon, insülin direnci gibi durumların kardiyovasküler hastalıklarda da görülmesi bu iki sağlık probleminin birçok ortak noktaları olduğunu da göstermektedir. Bu nedenle preeklampsili gebelerde vasküler reaktivitede, hipertrigliseridemi, endotel disfonksiyonu ve hipertansiyon gibi kardiyovasküler bulgular görülebilmektedir. Gebelik öncesinde mevcut olan fakat daha öncede tespit edilmemiş kardiyovasküler problemler gebelik döneminde artan bir seyir izleyebilmektedir. Preeklampsili kadınların, sadece gebelikte değil, gebeliği takip eden yıllarında da kardiyovasküler hastalık, metabolik bozukluk riski de tüm bu sebeplerden ötürü artmış olabilir. Bu iki sağlık sorununun ortak bir noktası da Nitrit Oksit (NO)'dir. Dokuların fizyolojik ve hücresel süreçlerini düzenleyen NO artışının preeklampsi gelişiminde önemli rol oynaması ve genel olarak vasküler sistemdeki öneminin keşfedilmesine takiben bu molekülün azaltılmasıyla preeklampsinin önlenebileceği fikirleri ortaya atılmıştır. Yapılan son çalışmalara göre; yaygın olarak bitter çikolata içerisinde bulunan theobromine, flavonoidler ve flavonollerin, kardiyovasküler sağlık üzerindeki olumlu etkileri ve NO'ya bağlı vazodilatasyona neden olan güçlü antioksidanlardan olması preeklampsinin önlenmesinde alternatif bir yöntem olarak düşünülmüştür. Yine flavonoidler ve flavonollere ek olarak çikolata içerisinde magnezyum da dahil olmak üzere 600'den fazla kimyasal madde vardır. Magnezyum eksikliğinin hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklarla bağlantılı olması da çikolatanın hipertansif durumlarda olumlu etkileri olabileceğini işaret etmektedir. Amaç: Bu derlemede çikolata tüketiminin preeklampsi üzerindeki etkilerini incelemek ve literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı tipte retrospektif literatür çalışması olup; 15.09.2017-20.09.2017 tarihleri arasında Pubmed, Cochrane, Science Direct arama motorları kullanılarak tüm makaleler incelenmiştir. Çikolata ve preeklampsi kelimeleri İngilizce olarak taranmıştır. Tarama sonucunda ulaşılan toplam makale sayısı 7’dir. Fakat bir makalenin tam metnine ulaşılamadığından 6 makale derlemeye dahil edilmiştir. Bulgular: Bujold ve arkadaşlarının (2017) 131 anormal uterin arter dalgaları bulunan gebeler üzerinde yaptıkları çalışmalarında gebelere; 66’sına yüksek, 65’ine ise düşük doz flavanol ve theobromine içeren günlük 30 gr çikolata 12 hafta boyunca verilmiştir. Sonuç olarak çikolata içeriğinden bağımsız olarak her iki grupta da iyileşme gözlenmiştir. Fonseca ve arkadaşlarının (2016) 49 deney ve 49 kişilik kontrol gruplu çalışmalarında gebelikte tüketilen çikolatanın herhangi bir iyileştirici etkisine rastlanmamıştır. Saftlas ve arkadaşlarının (2010) çalışmalarında ise; 216 preeklampsi ve gestasyonel hipertansiyonu olan (>16 haftalık) gebeler ile 2351 normotansif gebelerin çikolata tüketimi ile ilgili sorulara olumlu cevap verdikleri, normotansif gebelerin özellikle 1. trimesterde çikolata tüketiminin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Mogollon ve arkadaşlarının (2010) çalışmalarında da gebelik sırasında plasebo veya düşük flavanol çikolata tüketimi ile karşılaştırılan sistematik bir derlemede çikolata tüketiminin preeklampsi gelişme riskinin azaltılmasında yararlı etkileri olduğu görülmüştür. Klebanoff ve arkadaşlarının (2009) 2105 gebede yaptıkları çalışmalarında (<20 hafta ve >26 haftalıkken olmak üzere 2 kez) serum theobromine düzeyleri incelenmiştir. Fakat çalışma sonucunda preeklampsinin gelişimine theobromine’nin engel olduğuna dair yeterli kanıta ulaşılamamıştır. Triche ve arkadaşlarının (2009) 1681 gebenin 1. ve 3. trimesterinde serum theobromine değerleri incelenmiş ve gebelikte çikolata tüketiminin preeklampsi riskini azaltabileceği gösterilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Literatürde gebelikte çikolata tüketiminin preeklampsi gelişimi üzerindeki etkileri konusunda olumlu ya da etkisiz olduğunu söyleyen iki farklı görüş mevcuttur. Fizyopatolojik süreçte çikolata tüketiminin preeklampsinin önlenmesi konusunda muhtemel etkisini anlamak için ek deneysel çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Çikolata, Preeklampsi, Hipertansiyon, Proteinüri


 


Keywords: