2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Elif VELİOĞLU
AİLE PLANLAMASINDA KADININ YERİ VE ÖNEMİ
 
Toplumda ana-çocuk sağlığının daha iyi düzeye gelmesi, dolayısıyla toplumun sağlık düzeyinin yükselmesinde, evlenecek olan kadınların üreme sağlığı ve AP konularında bilinçli olmasının önemi büyüktür. Evli çiftlerin istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmalarına yardım eden uygulamaların tümü olarak kabul edilen aile planlaması şu şekilde tanımlanabilir. Aile planlaması (AP) bireylerin ya da eşlerin istenmeyen gebeliklerden sakınmalarına, iki doğum arasındaki süreyi düzenlemelerine, yaşlarını ve sosyo ekonomik durumlarının göz önüne alarak ne zaman ve ne kadar çocuk sahibi olacaklarına karar vermelerine, çocuğu olamayan ailelerin çocuk sahibi olma isteklerini gerçekleştirmelerine yardım eden uygulamaların tümüdür. Halen dünyada çoğu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere yaklaşık 900 milyon üreme döneminde aile mevcuttur. Bu ailelerin % 43’ü gebelikten korunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bu oran %42 iken gelişmekte olan ülkelerde bu oran Çin hariç sadece % 27’dir. TNSA-2008 verilerine göre Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2.15’tir. Aynı verilere göre ülkemizdeki kadınların neredeyse tamamı bir aile planlaması yöntemi ve yine kadınların neredeyse tamamına yakını en az bir modern yöntem bildiklerini ifade etmişlerdir. Genel olarak evli kadınların, yüzde 46’sı modern ve yüzde 27.1’i geleneksel bir yöntem olmak üzere toplam yüzde 73.1’i gebeliği önleyici bir yöntem kullanmakta olduklarını belirtmişlerdir. En fazla kullanıldığı söylenen yöntem yüzde 26.9 ile geri çekmedir. Modern yöntemler arasında en fazla kullanılan yöntem olan rahim içi araç’ı (RİA) (% 17), ikinci sıra ile kondom (%14.3) izlemektedir. Herhangi bir yöntem kullanmayanların oranı ise %26.9’dur. Dünya genelinde yapılan çalışmalar, yöntem kullanımı konusunda erkeklerin aldıkları sorumlulukların gün geçtikçe azaldığını ortaya koymaktadır. Örneğin, 1994 yılında yapılan Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı'nda, 1987 yılında %37 olan erkeklere atfedilen aile planlaması yöntemleri kullanma hızının, 1994 yılında %31'e gerilediği bilgileri tartışılmıştır. Küresel düzeyde olan bu gerilemenin kontrasepsiyon ihtiyacının artması durumunda devam edebileceği kaygısı bulunmaktadır. Aile planlaması hizmetlerinde istenmeyen bu eğilimin artışının sağlanabilmesi "cinsiyetler arası toplumsal eşitliğin desteklenmesi" ve "sağlığın korunması" açısından önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışma aile planlamasında kadının yerinin ve öneminin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kapsam: Yapılan çalışma aile planlamasına karar verilmesi ve yöntem seçiminde kadının yerini ve önemini nelerin etkilediğini kapsamaktadır. Sınırlılıklar: Çalışma son yirmi beş yılda konu ile ilgili uygun görülen kaynaklarla sınırlandırılmıştır. Yöntem: Bu çalışma literatür taranarak derleme şeklinde hazırlanmıştır. Etik kurul ve kurum izni gerektirmemektedir. Etik kurul izni alınmamıştır. Sonuç ve Öneriler: Aile planlaması konusunda karar verme çiftler için oldukça hassas bir konudur. Bu konuda karar verme kişilerin inançlarına, eğitim durumlarına, etik, etnik ve kültürel değerlere bağlı olarak değişebilir. Dolayısı ile aile planlaması yöntemlerinin çeşitliliği kişilerin aile planlaması konusunda seçim şansını arttırarak çiftlerin özgürlüğünü arttırmaktadır. Aile planlaması kullanım kararına dair birçok araştırmaya göre, yapılan anketlerde verilen cevaplar ve pratik yaşam arasında önemli farklılıklar görülmektedir. Bunun en büyük nedeni özellikle kadınlarımızın sorulan sorulara doğru yanıt vermek konusunda çekingen davranmaları ve aslında aile planlamasına karar verirken öncelikle eşlerinin fikirlerini kendi sağlıklarından daha üstte tutmalarından kaynaklanmaktadır. AP'ye karşı tutumu etkileyen en önemli faktörlerden birisi bu konuda toplumda var olan yanlış inanışlardır. Ülkemizde yapılan çalışmalar, AP yöntemlerine dair hala pek çok yanlış inanışın olduğunu göstermektedir (Erol ve ark. 2003, Göz ve ark. 2005, Özdemir ve ark. 2002, Şahin ve ark. 2002). Bu nedenle hemşireler etkili bir AP hizmeti sunabilmek için bireylerin AP'ye karşı tutumlarını belirlemeli, eksik bilgilerini tamamlamalı, yanlış bilgileri de düzeltmelidir.

Anahtar Kelimeler: Aile Planlaması, Kadın, Erkek, Hemşire, Yöntem


 


Keywords: