2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Burcu ATLAS, Özlem DEMİREL BOZKURT
DOĞUM SONRASI BAKIMDA EĞİTİMİN ÖNEMİ
 
Doğum sonrası dönem, yenidoğan aile sistemiyle bütünleştiği, kişinin yaşamında akut değişikliklerin olduğu, kadının emosyonel, fiziksel ve sosyal adaptasyonunun sağlandığı ayrıcalıklı bir yaşam dönemidir . Ayrıca, doğum sonu dönem annenin hem fiziksel hem de ruhsal olarak en hassas olduğu dönemdir . Anneler, doğum sonrası ilk günlerde doğumun fiziksel etkileri nedeniyle kendi bakımları ve bebeklerin gereksinimlerini karşılama konusunda yeterli değildir. Hemşireler, annenin ve bebeğin fiziksel bakımlarını sağlayarak, riskli durumları önlemekte ve ailenin yeni duruma fiziksel ve psikososyal yönden uyumunu sağlamaya yardım ve rehberlik etmekte, olumlu sağlık davranışlarının geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Doğum sonu annelere hastaneden çıkmadan önce verilecek eğitim; yenidoğanın bakımı, beslenmesi, anne sütünün önemi aile yapısındaki değişiklikler, kişilerin sağlık eğitim gereksinimleri gibi konuları içermektedir..Amaç: Bu derleme, doğum sonrası bakımda anne ve yenidoğanın ailesi ile bir bütün olarak değerlendirilmesi, hemşirelik bakımı, danışmanlık ve eğitimlerde bakımda destek sağlayan aile büyüklerinin de yer almasının önemi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla literatür doğrultusunda hazırlanmıştır. Bulgular: Günümüzde annelerin doğum sonu dönemde erken taburcu edilmesi, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanmalarını engellemektedir. Bu açıdan hastanede verilen bakımın yanında, annelerin evde ziyaret edilmeleri büyük önem taşımaktadır .Uluslararası Hemşirelik Konseyi (International Council of Nurses = ICN) 2013 yılı temasında belirtildiği üzere DSÖ, hemşirelerin anne ve yenidoğan sağlığı için uygun evde bakım hizmeti sunması ve ortaya çıkan komplikasyonların zamanında tedavi edilmesini sağlamaları gerektiğini belirtmektedir . Gebelik ve doğum sonrası dönem, anne ve bebekten oluşan ikili yaşamı ifade ettiği için sosyal desteğe gereksinim duyulan en önemli dönemlerden birisidir . Taburculuk sonrası anneye bebek bakımı konusunda sosyal destek sağlanması önemlidir. Desteğin ayrıca kimin tarafından sağlandığı da önemlidir. Doğum sonu dönemdeki sosyal destek anneye yakın çevresi tarafından sağlanan bebek bakımına destek, ev işlerine yardım ve duygusal desteği içermektedir . Ülkemiz gibi geleneksel kültürün güçlü olduğu toplumlarda, anne olmak kutsal sayılmakta, bu dönemde annelere olan destek artmaktadır, doğum sonrası dönemde anneye sosyal destek sağlanıyor olsa da, annenin gereksinimleri göz ardı edilebilmektedir. Anne bu dönemde özellikle eş desteğinin beklentisi içindedir ve bu desteğin yeterli düzeyde karşılanması annenin fiziksel ve mental iyilik hali üzerinde olumlu etki göstermektedir. İhtiyaç olduğunda; ebe/hemşire ve diğer sağlık profesyonelleri tarafından da destek alınabilir . Doğum sonu dönemde verilecek hemşirelik bakımı hem annenin hem yenidoğanın hem de ailenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlanmalıdır . Eğitimler sadece anneye değil, çocuk bakımında anneye destek olacak kişilere de verilmelidir. Doğum izni bittikten sonra çalışmak, kadının hem iş yükünün hem de sorumluluklarının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, çalışan kadınların hem ihtiyaç boyutunda hem de alınan destek boyutunda sosyal desteğe daha fazla gereksinimi vardır . Çocuk bakımında çalışan annelere destek amacıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, doğum yapan annelerin anneanne ve babaanne projeleriyle desteklenmesi sağlanmıştır. Proje ile ailelerin büyükannelerle ilişkilerini geliştirmek ve ayrıca çocuğun daha sağlıklı ortamda, anneannenin evinde ya da kendi evinde bakım almasını sağlamak hedeflenmektedir. Bu bağlamada doğum sonrası dönemlerde bakım, eğitim ve danışmanlık gibi hizmetler yürütülürken, doğum sonu dönemin ailenin diğer bireyleri ile de ilgili olduğunun bilincinde olunmalı, anne ve bebek bir bütün olarak ailesiyle birlikte ele alınmalıdır. Yapılan çalışmalarda doğum sonu dönemde yapılan geleneksel uygulamaların, geniş ailelerde yaşayan bireyler ile ailedeki büyük kişiler tarafından daha çok yapıldığı, kadının eğitim düzeyi yükseldikçe geleneksel uygulama yapma sıklığının azaldığı belirtilmektedir. Anne ve çocuk sağlığına etkisine bakıldığında; yapılan uygulamaların bazıları sağlığa yararlı, bazıları zararlı, bazılarının ise hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Doğum sonu dönem ile ilgili geleneksel inanç ve uygulamalardan zararlı olanların riskleri azaltabilmek için sağlık eğitimleri verilmesi, yararlı olanların ise desteklenmesi; her aşamada ve statüde olan insanlar ile sağlık hizmeti sunan ebe ve hemşireler; gebelik döneminin başından itibaren toplumla birebir iletişim içerisinde olan sağlık profesyonellerinin topluma yönelik bakım hizmetlerini planlamadan önce toplumun geleneksel tedavi uygulamalarını tanımaları, bireylerin sağlıkla ilgili davranışlarını etkileyecek kültürel özelliklerini bilmeleri ve yenidoğan sağlığı ile ilgili geleneksel uygulamaları sorgulamaları gerekmektedir . Yöntem: Bu çalışmada konuyla alakalı olarak geniş bir literatür taraması yapılmış ve çalışma derleme şeklinde hazırlanmıştır. Sonuç: Doğum sonrası dönemde verilen hemşirelik bakımı ve hemşireler tarafından verilen eğitim oldukça önemlidir. Doğum sonrası anne ve bebek bakımına yönelik hizmetlerin ve eğitimlerin annelere ve aynı zamanda anneanne ve babaannelere de sağlanması gerekmektedir

Anahtar Kelimeler: Doğum Sonu Bakım, Hemşirelik, Eğitim


 


Keywords: