2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Ruken YAĞIZ,Seda AKGÜN, Ümran SEVİL
FİZİKSEL ENGELLİ KADINLAR ve YAŞADIKLARI SORUNLAR
 
Fiziksel engelli kadınlar; fiziksel engelleri nedeni ile sağlıklı kişilerden farklılaşan, eğitim ve sağlık gibi hizmetlerden gereğince yararlanamayan bu bireyler, tarihin her döneminde toplumda çeşitli güçlüklerle karşılaşmışlardır. Bu durum çoğunlukla toplumun engellileri ve dolayısı ile fiziksel engelli kadınların özelliklerini, sorunlarını ve gereksinimlerini yeterince iyi tanımlayamamasından kaynaklanır. Fiziksel engelli olmasına rağmen, ebeveyn olmak ve çocuk yetiştirmek isteyen kadın sayısı da giderek artmaktadır. Ancak, birçok fiziksel engelli kadın, gebe kaldığında/kalmak istediğinde birçok çevresel ve fiziksel sınırlılıklar, ayrıcı tutum ve davranışlar, tıbbi bakım ve rehabilitasyona ilişkin hizmet yetersizlikleri, eğitim ve ekonomik kısıtlılıklar gibi engellerle karşılaşmakta ve gereksinim duydukları sağlık bakım hizmetlerine ulaşamamaktadır. Amaç: Bu doğrultuda, derleme de fiziksel engeli olan kadınların, karşılaştıkları sorunlar yönünden değerlendirilmesini, sağlık profesyonellerinin, fiziksel engeli olan kadınlara yönelik farkındalıklarının öneminin vurgulanması amaçlanmaktadır. Kapsam: Fiziksel engeli olan kadınların karşılaştıkları sorunlar giderek artmaktadır. Bunun sonucunda bu derlemede fiziksel engeli olan kadınların karşılaştıkları sorunlara yönelik yapılan çalışma verilerine yer verilmektedir. Yöntem: Bu araştırma fiziksel engelli kadınların yaşamları boyunca karşılaştıkları sorunlar ve engellerler hakkında yapılmış olan çalışmaların kaynak olarak gösterildiği derleme niteliğinde bir araştırmadır. Bulgular: Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre gelişmiş ülkelerde nüfusun %10’u, gelişmekte olan ülkelerde ise nüfusun %12’si engellilerden oluşmaktadır. Türkiye’de de bu oran, 2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler araştırma sonuçlarına göre %12.29’dur. Engelli kadınların sağlığını etkileyen faktörler, kadınların üreme sağlığı problemlerini de dolaylı olarak etkilemektedir. Türkiye’de özürlülerin sorun ve beklentilerinin araştırıldığı çalışmada ise engellilerin yarıya yakınının üreme çağındaki kadınlardan (%41.4’ü) oluştuğu bildirilmiştir. Bu nedenle engelli kadınların sağlığını etkileyen faktörlerin bilinmesi önemlidir. Bu faktörler fiziksel sınırlılıklar, ekonomik problemler, eğitim yetersizliği, psikolojik faktörler ve engellilere yönelik tutum ve davranışlar olmak üzere başlıklar altında toplanabilir. Sağlık alanında hastanelerin ulaşılabilirliğinde sorunlar olması, ulaşılan kurumlarda bütün sağlık hizmetlerinin bir arada bulunmaması, hastane içindeki fiziksel sınırlılıklar, evde bakım hizmetlerine işlerlik kazandırılamamış olması, engellilerin tıbbi bakım ve tedavi hizmetlerinden yeterince yararlanmalarına engel olmaktadır. Engelli bireyler fiziksel sınırlılıklar nedeniyle sağlık kurum ve kuruluşlarından yeterince yararlanamadıklarında hastalık riski artmaktadır. Aynı zaman da engelli nüfusun yarısından fazlasını oluşturan engelli kadınların istihdam edilebilme oranı %6.06 ile sınırlı kalmaktadır ve bu durum maddi gelirlerinin düşük olması, ön yargılar, istihdam problemleri, sosyal güvencedeki yetersizlikler gibi ekonomik faktörler nedeniyle sağlık hizmetlerinden yeterli düzeyde yararlanamamaktadırlar. Bu durum engelli kadınların sağlık problemleri riskinin artmasına neden olmaktadır. Engelli kadınlar örgün eğitimde yaşadıkları sorunlara benzer şekilde, sağlık eğitimi alırken de sorun yaşamaktadırlar. Engellilerin eğitime katılımını sınırlandıran çevresel engeller arasında; sağlık eğitim alanına ulaşımda güçlük, işitme engellileri için alternatif iletişim sisteminin eksikliği, yüksek asansörler ve görme engelliler için kabartma yazının eksikliği vb. engeller sayılabilir. Hemşireler üzerinde yapılan bir çalışmada, hemşireler engelli bireylerin bakımında en çok, bilgi eksikliklerinin olması ve uzman sağlık personeli bulamama problemi yaşadıklarını belirtmişlerdir. Benzer şekilde yapılan bir çalışmada doktorların %19.4’ünün engelli hastayla çalışmakta güçlük yaşadığı ve %22.4’ünün de hastayı başka doktora sevk ettiğini saptamıştır. Sağlık personelinin engelli bireylere karşı uygun olmayan davranış sergilemesi engelli kadınlar ile sağlık personeli arasında iletişim bozukluğu yaratabilmekte ve bireyin sağlık sisteminden yararlanmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Sağlık personelinin uygunsuz davranışları arasında engelli bireylerle sağlıklı insan sorunlarını konuşmak, görme problemli kişiyle yüksek sesle konuşmak, yardıma ihtiyacı olup olmadığını sormaksızın engelli bireye müdahale etmek, bireysel eşyalarını (tekerlekli sandalye, koltuk değneği. vb.) kaldırmak ve tüm engelli bütün insanları sınırlı bir kategori içinde toplamak gibi davranışlar sayılabilir. Diğer bir ayrımcılık, sağlık profesyonellerinin engelli kadınların sağlık problemlerini görmezlikten gelmeleridir. Bu nedenden dolayı; Engelli kadın “engelli” ve “kadın” gibi iki dezavantaja sahiptir. Bu nedenle engelli kadınlar çifte ayrımcılıkla karşı karşıyadır. Fiziksel engelli kişiler, doğumlarından itibaren ya da engelli bir birey olarak yaşamlarını sürdürmede birçok sorunla karşı karşıya kalabilmektedirler. Özellikle üreme dönemindeki fiziksel engelli kadınlar, ergenlik, cinsellik, üreme sağlığı, aile planlaması ve gebelik gibi önemli sağlık konularında bakım hizmetlerine gereksinim duyarlar. Ancak, birçok fiziksel engelli kadın, çevresel ve fiziksel sınırlılıklar, ayrıcı tutum ve davranışlar, tıbbi bakım ve rehabilitasyona ilişkin hizmet yetersizlikleri, eğitim ve ekonomik kısıtlılıklar gibi çeşitli engellerden dolayı gereksinim duydukları sağlık bakım hizmetlerine ulaşamamaktadır. Toplumda, bu bireylerin gereksinimleri genelde bilinmemekte ya da göz ardı edilmektedir. Genellikle fiziksel engelli bireylere önyargılı yaklaşılmakta, aseksüel oldukları, gebe kalmayı ve çocuk doğurmayı planlamadıkları ve jinekolojik bakım ihtiyaçları olmadığı varsayılmaktadır. Sağlık çalışanları engelli kadınların üreme sağlığı problemleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları belirtilmektedir. Sonuç: Fiziksel engeli olan kadınların karşılaştığı sorunları ele alan çalışmalar sınırlı sayıdadır ve bu yetersizlikten dolayı sağlık profesyonellerinin engelli bireylerle iletişim sorunu yaşamamaları için özel eğitimler alması gerekmektedir. Sağlık eğitimcisinin iyi bir eğitimci olmasının yanında bireyin engel durumunun öğrenme üzerine etkisini bilmeye ihtiyacı vardır. Sağlık eğitimcileri daha önce engelli bireylerle çalışmamışsa ya da engelli bireyler hakkında yeterli bilgisi yok ise eğitimde güçlük yaşayabilmektedir. Tüm hastaların bakımında etik ve profesyonel mesleki sorumlulukları olan sağlık bakım personeli, fiziksel engelli hasta bakımında da bütüncül yaklaşımı amaçlamalı ve engelli kadınların gereksinim duydukları sağlık bakım hizmetlerinin giderilmesinde gereken desteği ve danışmanlığı sağlamalıdır.

Anahtar Kelimeler: Fiziksel Engel, Kadın, Sağlık Profesyonelleri, Eğitim


 


Keywords: