2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Funda ASLAN
ÇOCUKLUK DÖNEMI ENGELLILIĞINDE HABILITASYON UYGULAMALARI VE HEMŞIRELERIN ROLLERI
 
Erken çocukluk gelişimi tüm çocuklar için yaşam boyu öğrenme ve sosyal katılım sağlanmasında önemli bir fırsat dönemidir. Bu nedenle, engelli olan çocukların var olan potansiyellerini maksimum şekilde ortaya çıkarmalarına yardım edebilecek müdahale ve hizmetlere ulaşabilmeleri önemli olduğu belirtilmektedir. Buna rağmen, engelli olan çocukların gelişimsel risklere maruz kalma açısından daha savunmasız olmalarına karşın dünya genelinde yaygınlaştırılmaya çalışılan programlar ve planlanan hizmetlerde göz ardı edildikleri belirtilmektedir. Özellikle ülkemiz örneğinde sunulan hizmetlerin yetersiz ve zamanı geçmiş bir anlayışla verildiği; özellikle çocukluk dönemi engelliliğine yönelik planlanacak müdahalelerde farklı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır. Maksimum potansiyeli ortaya çıkarabilmek ve kullanabilmek için yeni beceriler öğrenme süreci olarak tanımlanan habilitasyon kavramı bugün dünyada farklı ülkelerde çocukluk dönemi engelliğine ilişkin sunulan hizmetlerde benimsenen bir bakış açısıdır. Amaç: Bu derleme son zamanlarda dünya genelinde daha fazla kullanılan ve çocukluk dönemi engelliliğini farklı bir yaklaşım ile ele alan habilitasyonun kavramsal çerçevesi, çocukluk döneminde habilitasyon uygulamaları ve hemşirelerin habilitasyona ilişkin rol ve sorumluluklarının incelenmesi amacı ile hazırlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada; farklı veri tabanlarında ‘’habilitasyon ve Hemşirelik uygulamalarına ilişkin litaratür taraması yapılmış ve elde edilen blgiler derleme şeklinde sunulmuştur. Bulgular: Rehabilitasyon ve habilitasyon kavramlarının ikisi de geleceğe yönelik engelli bireylere yardım etme süreci olarak tanımlanmaktadır. Rehabilitasyon bir beceriyi yeniden öğrenme ya da engel durumuna ve yaşına göre adaptasyon sağlamayı ifade eder. Bu bağlamda, rehabilitasyon önceden var olan becerilerin çeşitli nedenlerle (kaza, hastalık vb.) kaybetmiş kişilere yaşam becerilerinin yeniden kazandırılması ile ilgili girişimleri kapsar. Rehabilitasyonun kavramsal çerçevesine bakıldığında engelliliğin tıbbi açıdan ele alındığı bir modele dayandığı görülmektedir. Bu model kapsamında engelli birey kültürel normlar doğrultusunda ‘’normal’’ olana erişebilmesi amacı ile tedavi edilmeye çalışılır ve yeniden yapabilmeyi öğrenme süreci ön plana çıkar. Habilitas ise latincede yababilir hale getirmek anlamını taşımaktadır. Adsit ve Hertzberg (2011) habilitasyonu maksimum potansiyeli ortaya çıkarabilmek ve kullanabilmek için yeni beceriler öğrenme süreci olarak tanımlamışlardır. Bunun için en güzel örnek serabral palsili çocuklardır. Bu çocuklar doğumdan itibaren gelişim geriliği olan, yaşam becerileri diğer çocuklardan farklı şekilde gelişen çocuklardır. Bu nedenle bu çocukların bakımında rehabilitasyon yaklaşımı ilkelerini kullanmak yeterli olmayacaktır. Çünkü burada amaç normalisazyon sağlamaktan ziyade yeni becerilerin etkin bir şekilde kazandırılması ve bu süreç içine ailenin aktif katılımının sağlanmasıdır. Çocukluk dönemi engelliliğine ilişkin yaklaşım değişiminin, habilitasyonun kavramsal çerçevesinden etkilendiği belirtilmektedir. Habilitasyon kavramı içinde bireye odaklanmaktan ziyade birey ve çevresi arasındaki etkileşime odaklanılması gerektiği savunulmaktadır. Bu kavramsal çerçevenin oluşumunda ise Bronfenberenner’ in insan gelişiminin ekolojisi ve Sameroff’un ekolojik ve sistem teorisine dayalı müdahale modelinin etkili olduğu belirtilmektedir. İnsan gelişimi ekolojisi teorisinde, İnsan gelişiminin, birbiri ile etkileşim halinde olan dört sistemden oluşan bir insanlar arası konsept olduğu belirtilmektedir. Bu dört boyut mikrosistem, mezosistem, ekosistem ve makro sistem olarak tanımlanmış ve çocuğun gelişimi üzerinde en etkili boyutun çocuk ve yakın çevresi arasındaki etkileşime odaklanan mikrosistem olduğu vurgulanmıştır. Sameroff’un müdahale modelinde ise çocuk hem aileyi etkileyen hem de aileden etkilenen bir birey olarak tanımlanmış ve bu kapsamda hem ailenin hem de çocuğun güçlendirilmesi gerektiği savunulmuştur. Sonuç ve Öneriler: Dünya geneline bakıldığında, habilitasyon uygulamalarına ilişkin, hemşireler tarafından yapılmış çalışma sayısının çok az olduğu ve Ülkemiz örneğine bakıldığında ise bu kavramın hemşireler tarafından kullanılmadığı görülmektedir. Oysa ki engelli olan çocuklara yönelik habilitasyon uygulamalarının en erken zamanda başlamasının onların maksimum potansiyellerinin ortaya çıkarılması ve sosyal yaşama entegrasyonları için öncelikli olduğu vurgulanmaktadır. Bu kapsamda, birçok ülkede, lisans mezunu hemşirelerin engelli çocuklara yönelik habilitasyon hizmetlerindeki multiprofesyonel takımın bir üyesi olduğu belirtilmekte, habilitasyon hemşireliğinin gelişitirilmesi için eğitimler ve sertifika programları düzenlenmektedir. Bu nedenle de hemşirelik bilimi temelinde habilitasyon hemşireliğinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının gerekliliği vurgulanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Habilitasyon, Sağlığı Geliştirme, Çocuk, Engellilik


 


Keywords: