2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Dilek AYGİN, Özge YAMAN, Hande AÇIL, Ayşe ÇELİK YILMAZ, Havva SERT
HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN KIZ ÇOCUK EVLİLİKLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI
 
Dünyada her yıl 18 yaşın altında 10 milyon kız çocuğunun evlendirildiği, ülkemizde ise kayıt altına alınan resmi evlilikler dışında resmi olmayan ve kayıt altına alınamayan, çok sayıda küçük yaşta çocuğun evlendirildiği bilinmektedir. Uluslararası toplumlar tarafından genel kabul edilen görüşe göre; 18 yaşından önce evlenme çocuk evliliği, 18 yaşından önce evlenen kız çocuğu ise çocuk gelin olarak kabul edilmektedir. Çocuk evlilikleri her iki cinsiyette de görülebilmektedir. Ancak daha fazla etkilenen grubun çocuk gelinler olduğu belirtilmektedir. Çocuk evliliklerinin doğu bölgelerde ve gelişmekte olan ülkelerde daha fazla gerçekleşmesinde rol oynadığı düşünülen etkenler arasında; yoksulluk, evliliğin çocuğu koruyacağı düşüncesi, sosyal normlar ve dini kurallar gibi sebepler sayılmaktadır. Ancak daha yetişkinliğe erişemeden fiziksel, fizyolojik ve psikolojik olarak evliliğe, çocuk sahibi olmaya ve bunun gibi diğer sorumlulukları taşımaya hazır olmadan evlilik sorumluluğunu yüklenmek zorunda kalan çocuklarda adölesan gebelikler, okul hayatının bölünmesi, sosyal izolasyon, şiddet gibi travmatik olaylara rastlanmakta ve bu olayların ciddi biyopsikososyal sonuçları bulunmaktadır. Çocuk evlilikleri, bu konuda uluslararası farkındalık yaratılması, yasaların düzenlenmesi gibi uygulamalar sonucunda dünya genelinde azalmaya başlamış olsa da çoğu toplumda hala önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Çocuk gelinlerle klinik ve sahada karşılaşma olasılığı yüksek olan ebe/hemşirelere, eğitici, yol gösterici, liderlik, kadın hakları savunuculuğu gibi rolleri gereği çocuk evlilikleri sorununun önlenmesinde, ortaya çıkan sorunların çözümü ve yönetiminde önemli sorumluluklar düşmektedir (Örneğin, adölesan gebeliklerin önlenmesi, modern aile planlaması yöntemlerinin öğretilmesi gibi). Bu nedenle, çocuk evlilikleri konusunda hemşire ve ebelerin bu konuya yönelik tutumlarının belirlenmesi ve farkındalık oluşturulması önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışma, sağlık bilimleri fakültesi hemşirelik öğrencilerinin kız çocuk evliliklerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı nitelikte planlanan bu çalışma 2016-2017 Eğitim Öğretim döneminde bir kamu üniversitesine bağlı sağlık bilimleri fakültesinde öğrenim gören ve çalışmaya katılmaya gönüllü 432 hemşirelik öğrencisi ile yürütüldü. Çalışma öncesi ölçek izni ve kurum yönetiminden yazılı izin (06 Mart 2017-044/E.10869 sayılı evrak) alındı. Veriler; sosyo-demografik özelliklerin bulunduğu 7 sorudan oluşan demografik bilgi formu ve Kaynak ve ark. tarafından 2016 yılında geliştirilen "kız çocuk evliliklerine yönelik tutum ölçeği" ile toplandı. Ölçekten 12 ile 72 puan arasında puan alınabilmektedir ve puan yükseldikçe kız çocuk evliliklerine yönelik tutumlarının olumlu olduğu ve bu evlilikleri yüksek düzeyde destekledikleri anlaşılmaktadır. Verilerin analizinde, betimleyici bilgiler için yüzde, frekans, ortalama ve standart sapma değerleri, bağımsız değişkenlerin normallik dağılımı gösterip göstermediğini araştırmak için Kolmogorov-Smirnov Normallik testi, Kruskal -Wallis, Mann-Whitney U testleri kullanıldı. Bulgular: Hemşirelik öğrencilerinin yaş ortalaması 20,53±2,01 (min-max: 17-35) olup %38.4’ü 2. sınıfta (%24.1’i 1., %22.2’si 3., %15.3’ü 4. sınıfta) okumaktaydı. Aile yapılarına bakıldığında; %81.5’i çekirdek aileye, %18.5’i geniş aileye sahipti. Katılımcıların %55.3’ünün şehirde, %44.7’sinin ise köy/kasaba/ilçede daha uzun süre yaşadıkları, % 77.1’inin gelirinin gidere denk olduğu belirlendi. Öğrencilerin ailelerinin %92.1’inin “18 yaş altı kız çocuk evliliklerine bakış açısı” “olumsuz” iken, %6’sının bakış açısı “ne olumlu ne olumsuz”du. Ölçekteki “18 yaşından önce evlendirilmesi toplumsal bir sorundur” ifadesine birazcık/oldukça/tamamen katılanların oranı %84.7, “Doğru insanı erken yaşta bulduysa bir kızın 18 yaşından önce evlenmesi desteklenebilir” ifadesine birazcık/oldukça/tamamen katılanların oranı ise %18.8 idi. Bu durum bize üniversite eğitimi alan öğrencilerin de hala bu konuda yeterli farkındalığa ulaşmadığını göstermektedir. Ailesinde 18 yaşından önce evlenen kişiler bulunanların oranı %14.6 idi ve bunların yakınlık durumlarına bakıldığında; %8,3’ünün öğrencilerin annesi, %1.5'inin öğrencilerin 2. derece akrabası, %4’ünün ise 3. derece akrabası olduğu belirlendi. Öğrencilerin kız çocuk evliliklerine yönelik tutum ölçeğinden aldıkları toplam puan ortalaması 23±11,12 olup (min-max: 12-67) ölçekten orta düzeyde puan almaları kız çocuk evliliklerine yönelik olumlu tutum içinde olmadıklarını göstermektedir. Öğrencilerin sınıfları, yaşadıkları yer ve gelir durumları ile toplam ölçek puanı arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Çekirdek aileye sahip olan öğrencilerin toplam ölçek puanları geniş aileye sahip olanlara göre anlamlı derecede daha düşük bulundu (p<0.05). Ailelerin 18 yaş altı kız çocuk evliliklerine yönelik tutumları "ne olumlu ne olumsuz" olanların ölçek puanları anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.05). Bu durumda geniş aileye sahip olanların ve ne olumlu ne de olumsuz tutuma sahibim diyenlerin küçük yaşta kız çocuk evliliklerine karşı tutumu daha olumlu denilebilir. Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinin kız çocuk evliliklerine yönelik tutum ölçeğinden aldıkları puanların orta seviyede ve genel olarak kız çocuk evliliklerine bakış açılarının olumsuz olduğu söylenebilir. Ülkemizde hala kız çocuk evliliklerinin ciddi sorunlar arasında yer aldığı düşünüldüğünde, bu konuda altta yatan nedenlere (yoksulluk, eğitim seviyesi, geleneksel uygulamalar v.b.) yönelik toplumsal, ekonomik ve hukuksal çalışmaların yapılması, kamu spotları ile halkın farkındalığının arttırılması biz sağlık profesyonellerinin ve tüm toplumun sorumluluğudur. Sağlıklı, başarılı ve mutlu bir toplumun geleceğin kadınlarının elinde olduğu kanısındayız.

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Kız Çocuk Evlilikleri, Öğrenci, Tutum


 


Keywords: