2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi

2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi Yıl:2017  Sayı: 2  Alan: Kongre

Veysel AKDUMAN, Emel METE, Gül ÖĞREN, Zübeyir SARI, M. Gülden POLAT
GEBELİKTE EGZERSİZ
 
Gebelik sırasında birçok metabolik, biyokimyasal ve fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler, gebelik ve doğum sonrası dönemde bakım için avantajlı bir ortam yaratmaktadır. Gebe kadınlar genellikle bedenlerinin nasıl değişeceği ve aktif ve sağlıklı kalma yolları hakkında endişe duymaktadırlar. Fiziksel olarak aktif olan kadınların daha rahat bir gebelik süreci geçirdiği uzun süreden beri bilinmektedir. Aristotales kadınların zor doğum yapmalarının sebebi olarak sedanter yaşamı göstermiştir. Amaç : Bu çalışmadaki amaç, gebelik öncesinde ve süresince yapılan fiziksel aktivitenin gebelerin ve fetüsün/bebeğin sağlığını, emosyonel ve psikolojik durumunu önemli derecede etkilediğini, doğru egzersizlerle gebelik sırasında fiziksel olarak aktif olmanın bilinenin aksine faydalı olduğunun bilinmesinde ve yaygınlaşmasında rol oynamak ve sağlıklı bir toplumun oluşmasını sağlamaktır. Kapsam: Yapılan bu araştırma, Türkiye’de ve dünyada gebelik öncesi, süreci ve sonrasında fiziksel olarak aktif olmanın önemini vurgulayan çalışmaları incelemektedir. Yöntem: : Çalışma 01.09.2017-27.09.2017 tarihleri arasında kaynak kitaplar, PubMed, Scholar Google, Sciencedirect, Cinahl aracılığıyla “Gebelikte egzersiz”, “Pregnancy and exercise”, “Physical activity in pregnancy” gibi anahtar kelimeleri ile tarama yapılarak yürütüldü. Bulgular : Gebelikte fiziksel aktivite, emosyonel durum ve psikolojik durumlar birbirini etkiler. Prenatal egzersizlerin preterm doğumu önlediği ve gebelikte fiziksel aktivitenin fetüs ağırlığına etkisi olduğuna dair çalışmalar da bulunmaktadır. Gebelikte yüksek şiddetli egzersizler yapılmasının zararlı olduğu ve özellikle üçüncü trimesterde yapılan şiddetli egzersizlerin düşük doğum ağırlığına neden olabileceği belirtilmiştir. Hem egzersiz hem de hamilelik yüksek enerji gereksinimi ile ilişkilendirilir. Gebelerde ikinci trimesterde günde 150 kalori artışı önerilir iken; üçüncü trimesterde günde 300 kalori artış önerilmektedir. Egzersiz yapan annenin ve büyüyen fetüsün rekabet halindeki enerji talepleri artmakta ve bu durum aşırı egzersizin fetüs gelişimini olumsuz etkileyebileceği konusundaki teorik kaygıyı artırmaktadır. Bir diğer çalışmada gebeliğin son döneminde yapılan yüksek şiddetli egzersizin sedanter veya aktif gebelerden 200-400 gram daha az doğum ağırlığına neden olduğu belirtilmiştir. Gebeliğin ilk döneminde preeklampsi riskinin düzenli egzersiz yapan kadınlarda %35 azaldığı belirtilmiştir. Gebelik öncesi aktif kadınların gebelikte haftada en az 3 kere en az 30 dakika olacak şekilde orta şiddetli aerobik egzersizler yapması ve bu egzersizlere en az 5 dakika ısınma ve soğuma periyodunun eklenmesi gerekmektedir. Egzersiz sırasında, algılanan eforu belirlemede kullanılan Borg skalasına göre eforun 12-14 arasında olması tavsiye edilir. Egzersiz yoğunluğu konuşma testi ile de değerlendirilebilir. Kişi hafif şiddette egzersiz sırasında şarkı söyleyebilirken, orta şiddetli egzersiz sırasında rahat bir şekilde konuşabilir, şiddetli egzersiz yaparken ise konuşamaz. Ayrıca gebelikte abdominal kaslar gevşediği ve pelvik taban kasları zayıfladığı için egzersiz esnasında abdominal basınç artışına neden olmamak için kontrollü nefes alıp verilmesi ve egzersiz öncesi mesane boşaltılarak pelvik tabana binen yükün azaltılması gerekmektedir. Dinlenme sırasında, gebe ve gebe olmayan kadınların solunum sıklığı eşdeğerdir fakat gebe kadınlarda tidal hacim ve oksijen tüketiminde hafif artışlar, muhtemelen fetüsün artan oksijen ihtiyacına adaptif bir yanıt olarak kaydedilmiştir. Gebelik esnasında alt extremite venlerinde varikoz değişiklikler olmaması için sık sık en az 30 saniye süre ile ayak - ayak bileği egzersizleri ve kompresyon çoraplarıyla tempolu yürüyüşler yapılması önerilir. Düşme ve abdominal travma riski olan aktivitelerden kaçınılması gerekir. Gebelik esnasında artan relaksin hormonu nedeniyle ilerleyici germe egzersizlerinden kaçınılmasına ve egzersiz sırasında vücut sıcaklığının 380 C’yi aşmamasına dikkat edilmelidir. Gebelik öncesi sedanter yaşayan kadınların 13. gestasyonel haftadan sonra en basit egzersizlerden başlaması, ilerleyen zamanlarda egzersizlerin yoğunluğunun ve şiddetinin arttırılması önerilir. Egzersizin tüm bu yararlarına rağmen gebelik sırasında kontrendike olduğu durumlar vardır. Restriktif akciğer hastalığı, prematüre doğum riski, ikinci veya üçüncü trimesterde devamlı kanama ve ciddi anemisi olan gebelerin egzersiz yapmaları önerilmez. Sonuç : Gebelik öncesinde aktif olma ve gebelik döneminde doğru egzersizi yapmalarının faydalı olduğu ve anne adaylarının bu konuda teşvik edilmesi gerektiği birçok çalışmada belirtilmiştir. Buna karşın otoritelerce kabul edilmiş ortak bir egzersiz yönergesi mevut değildir. Çeşitli egzersiz yönergeleri mevcut olmasına rağmen, bunlar genellikle konservatiftir ve sıklıkla tartışmalı görüşlere dayanmaktadır. Gebelik süresince egzersiz güvenliği hakkında belirsizlikler olabilir. Bu yüzden gebelik öncesi, sonrası ve süresince bir fizyoterapiste danışılarak egzersiz yapılması hem anne adaylarının hem de fetüsün/bebeğin sağlığı açısından önem arzetmektedir.

Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Gebelik, Egzersiz, Kadın Sağlığı


 


Keywords: