BİLDİRİLER

BİLDİRİ DETAY

Meltem ŞAHİN, Özge PALANCI
EYLEMİN BİRİNCİ EVRESİNDE KULLANILAN DOĞAL POZİSYONLAR
 
Doğum doğal bir döngü, kadın için ise özel bir tecrübedir (Karaman ve Yıldız, 2018). Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), doğumun kendi normal seyrinde ve fizyolojisi korunarak desteklenilmesini, patolojik bir durum olmadıkça da herhangi bir müdahalede bulunulmamasını söylemektedir. Buna rağmen, doğum eylemi halen riskli bir olay olarak görülmekte ve kadınların müdahale edilmeden doğum eylemini gerçekleştiremiyeceği kanısı hakim olmaktadır. Doğum hastanede sağlık profesyonellerinin müdahale edilmesiyle yapılacak bir durum olarak görülmektedir. Bu görüş eylemin patolojik ve kontrol edilmesi görüşü doğumun tıbbi bir durum olarak algılanmasına yol açmakta ve doğumu kadınların idaresinden çıkararak eylem boyunca hareket kısıtlılığının olması gerekliliği gibi bir inanışa neden olmaktadır (Karaman ve Yıldız, 2018). Doğum eylemi; son menstruasyon döneminden 40 hafta sonra, fetüs ve ona ait eklerinin uterustan dış çevreye atıldığı süreçtir. Bu süreç silinme ve dilatasyonun olduğu birinci evre, fetüs doğumu ikinci evre, plasentanın doğumu üçüncü evre son olarak ilk iki saatlik pospartum dönemde dördüncü dönem olarak adlandırılmaktadır (Taşkın, 2008). Birinci evrede rahat bir pozisyonda kalmak kadının gevşemesini artıracaktır. Bu pozisyonlar ayakta durma, yürüme, yavaşça dans etme, dik oturma, yarı oturma, sandalyede sallanma, el-diz pozisyonu gibi pozisyonlar kullanılmaktadır (Rathfisch, 2012). Doğum eyleminde hareket serbestliğinin; eylemin ilk evresine ve doğum algısına pozitif etkileri olduğu, eylem süresini ve ağrı algısını indirdiği, annenin rahatını ve memnuniyetini artırdığı bildirilmiştir. Bu çalışma derleme niteliğinde olup eylemin birinci evresinde kullanılan doğal pozisyonlardan bahsetmektedir.

Anahtar Kelimeler: Doğum Eylemi, Doğal Pozisyonlar, Doğumun Birinci Evresi



 


Keywords: