SUBMISSIONS

SUBMISSION DETAIL

Aytaç GÖKTUĞ
 


Keywords:



ÇOCUKLUK ÇAĞINDA GÖRÜLEN ZEHİRLENMELER
 
Çocuklar çevrelerini keşfetmeye meraklıdırlar. Bu normal büyüme gelişme sürecinde yer alır ve onları zehirlenmelere daha açık hale getirir. Kasıtsız, keşif amaçlı alımlar genellikle 1- 6 yaş arasında görülürken, kasıtlı alımlar büyük çocuklarda ve ergenlerde daha sık olarak karşımıza çıkar. Kasıtlı alımlar özkıyım girişimlerini, küçük çocuklarda görülen zehirlenmeler ise ihmal ve istismarı akla getirmelidir. Sadece vücuda yabancı bileşikler değil, tuz, su, vitamin gibi doğal bileşiklerde çocuklarda zehirlenmelere neden olabilir. Çocuklar kimyasalların toksik etkilerine karşı daha savunmasız oldukları için ebeveynleri onlara güvenli bir çevre oluşturmak için özen göstermeli ve güvenliklerini sağlanmalıdır. Acil servise zehirlenme nedeniyle getirilen bir çocukta ihmal ve istismar gibi çocukların korunma altına alınmasını gerektirebilecek adli durumlar olabileceği akılda tutulmalıdır. Zehirlenmiş bir çocukta gerçek öyküyü alabilmek oldukça zor, bir o kadar da önemlidir. Bilgi, deneyim, zaman ve araştırma gerektirir. Özellikle küçük çocuklarda olayın olduğu yer, zehirlenme öncesi çocuğun kiminle ve ne yapıyor olduğu belirlenmelidir. Hasta konuşmak istemeyebilir ya da detayları anlatamayabilir. Hastayı getiren kişi olayın ayrıntılarını (etkenin ne olduğu, zamanı, miktarı, hastanın şikayetleri..) bilmeyebilir. Bazen ailelerin farkında olmaması bazen de bilgi saklaması nedeniyle zehirlenme öyküsü bile alınamayabilir. Özkıyım amaçlı ilaç alımı nedeni ile getirilen bir adölesanın verdiği bilgiler de pek güvenilir olmayabilir. Aile mutlaka evde olabilecek tüm ilaçlar, vitamin-mineral takviyeleri, bitkisel ürünler açısından sorgulanmalıdır. Alkol, yasadışı madde kullanımı bu dönemde sık karşımıza çıkabilir. Zehirlenme nedeni ile getirilen bir hasta varlığında sağlık çalışanları tüm dikkatlerini hastaya odaklamalıdır. İlk değerlendirme (mental durum, vital bulgular, pupil muayenesi) ve stabilizasyondan sonra etken saptanmaya ve zehirlenmenin ciddiyeti belirlenmeye çalışılmalıdır. Eşlik eden travma ya da hastalık olup olmadığı sorgulanmalı ve kaydedilmelidir. Yaklaşımın sırası, yöntemi ve öncelikleri alınan etkene ve zehirlenmenin hangi safhasında başvurulduğuna göre değişmektedir. Genel olarak önce havayolu, dolaşım ve solunumun stabilizasyonu sağlanmalı, hayatı ya da uzvu tehdit edici travma varlığında ona yönelik tedavi başlanmalıdır. Daha sonra destekleyici tedavi, zehirin emiliminin önlenmesi ve uygun ise antidot kullanılarak eliminasyonun artırılması amaçlanmalıdır. Çocukların çeşitli ajanlarla zehirlenmesi çocuk ihmal/istismarının en sık görülen şekillerinden biri olmasına karşın halen ihmal ve istismarının gizlenen yüzünü oluşturmaktadır. Zehirlenme vakalarına %20 oranında fiziksel istismarın da eşlik etmesi nedeniyle kasıtlı ya da kasıtsız zehirlenmiş her vaka yaşına ve şartlarına uygun olarak fiziksel istismar yönünden değerlendirilmelidir . Sağlık çalışanlarının ve emniyet güçlerinin işbirliği ve eğitimi ile ihmal/istismar sonucu zehirlenmeler konusunda farkındalık artacak, bu farkındalık sosyal bir harekete dönüşecek ve bu sayede ihmal/istismar sonucu olan zehirlenmelerin aydınlığa kavuşturulması sağlanmış olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Zehirlenme, İhmal, İstismar