SUBMISSIONS

SUBMISSION DETAIL

Hülya ÇİÇEK ACAR, Fatma YILDIRIM, Nuriye BÜYÜKKAYACI DUMAN
 


Keywords:



DOĞUM KORKUSU VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMI
 
Doğum korkusunu kadınların çoğu yaşamaktadır. Bu korku; prekonsepsiyonel dönemde, antenatal dönemde, doğum sırasında ve postpartum dönemde kadın sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Doğum korkusunun; ülkeden ülkeye olduğu gibi aynı ülkenin farklı bölgeleri arasında bile farklılıklar gösterdiğini bildiren çalışmalar literatürde mevcuttur. İlk gebeliği olan ve/veya daha önce zorlu doğum öyküsü olan gebelerin doğum korku skorlarının daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Doğum korkusu şiddeti hafif, orta ve patolojik (tokofobi) olarak sınıflandırılmaktadır. Doğum korkusuyla baş etme yöntemleri arasında, alternatif uygulamalar, sosyal destek ve doğuma hazırlık sınıflarından alınan eğitimler yer almaktadır. Hafif ve orta düzeydeki korku için doğuma hazırlık sınıfı eğitimleri ve alternatif yöntemler yeterli iken, şiddetli (patalojik) doğum korkusunda bunun yanı sıra mutlaka gebelere doğum desteği sağlanması gereklidir. Doğum korkusu anne adayının doğum şekli üzerinde de olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Korku ile salgılanan hormonlar doğumun devamın sağlayan hormonların etkilerini azaltabilmekte aynı zamanda daha fazla doğum ağrısı çekmesine neden olabilmektedir. Sonuç olarak; günümüzde doğum korkusu kadınların sağlığını doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası süreçte olumsuz etkilemektedir. Doğuma hazırlık sınıflarında verilen eğitimler gebeleri ebeveynliğe hazırlamakta özgüvenlerini artırmakta sağlıkları için gerekli kararları verebilmekte yetkin kılmakta ve doğum korkusunu azaltmaya destek olmaktadır. Doğum ağrısı korkunun nedeniyse bu gebelerde ağrısız doğum tercih edilmelidir. Perinatal depresyon yönünden anneler değerlendirilmeli doğum korkusu için destek oluşturulmalı güvenli annelik hizmetleri sürdürülmelidir.

Anahtar Kelimeler: Gebelik, Doğum Korkusu, Tokofobi, Hemşirelik Bakımı