SUBMISSIONS

SUBMISSION DETAIL

Serenat ERİŞ YALÇIN
 


Keywords:



İZOLE LATERAL VENTRİKÜLOMEGALİNİN POSTNATAL GELİŞİMSEL SONUCU
 
Amaç: Fetal ventrikülomegali, merkezi sinir sisteminin ultrason muayenesinde en sık görülen anormal belirtisidir. Intrauterin ölçülen, 10.0 mm üzerinde bir atriyal genişlik ventrikülomegali olarak teşhis edilebilir; atriyal genişlik 10.0 mm ile 12.0 mm arasında olduğunda hafif ventrikülomegali, 12.1 ile 15.0 mm arasında olduğunda orta ventrikülomegali ve 15.0 mm üzerinde olduğunda ise şiddetli olarak sınıflandırılabilir. Bazı çalışmalarda hafif ventrikülomegali, 10 ila 15 mm arasındaki tüm atriyal ölçüm vakalarını içerdiğinden, bu sınıflandırma konsensusa dayalı değildir. Ventrikülomegali, ek yapısal anormalliklerle ilişkili olmadığında izole olarak tanımlanır. Lateral ventrikülomegali derecesi, fetüsün prognozunda önemli bir faktördür. Şiddetli ventrikülomegali, neonatal serebral palsi ve ölüme neden olabilir. Bununla birlikte, daha düşük dilatasyon derecelerinin önemi hala belirsizdir: dilatasyon yapısal veya kromozomal anomalilerle ilişkili olabilir veya patolojik önemi olmayan zararsız bir bulgu olabilir. Bu nedenle, dilatasyonun tespiti, obstetrik yönetim ve anne baba adaylarının danışmanlığında çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sonografide izole bulgu olduğu düşünülen farklı derecelerde ventrikülomegali tanısı almış fetüslerin sonuçlarını değerlendirmektir. Materyal-Metod: Tersiyer bir merkezde ventrikülomegali nedeniyle takip edilmiş olgular retrospektif olarak tarandı. Çalışmaya sonografide izole lateral ventrikülomegali olduğu düşünülen olgular dahil edildi. Kromozomal anomali, ileri değerlendirmelerde ek yapısal malformasyon ve TORCH pozitif saptanan olgular çalışma dışı bırakıldı. Nörogelişimsel durumlarına ilişkin veriler, ebeveynlerle yapılan görüşmeler ile ve hastane kayıt sisteminden edinildi. Bulgular: 37 ventrikülomegali vakası dahil edildi, 24'ü hafif, 9'u orta ve 4’ü şiddetli olarak sınıflandırıldı ve tanıda medyan atriyal çapı 11,2 mm idi. Çoğu vakada (22) ventrikülomegali tek taraflı idi. 8 olguda ventrikülomegalinin in-utero kendiliğinden rezolüsyonu meydana geldi. Tüm yenidoğanlar postnatal transfontanel ultrason ve nörolojik muayeneye tabi tutuldu. Medyan postnatal takip 26.0 aydı. Doğum sonrası nörolojik değerlendirme, çoğu bebekte (33/37,% 89.1), 4 psikomotor gecikme vakası ile yaşa göre normal sonuç gösterdi. Bu olgulardan 3’ü şiddetli ventrikülomegali grubunda idi. Sadece bir hafif ventrikülomegali olgusunda anormal nörolojik gelişim ortaya çıkmakla birlikte bu olgunun postnatal manyetik rezonans görüntülemesinde serebellar çap 5. Persentildeydi. Sonuç: İzole hafif ventrikülomegalinin prognozu, doğum öncesi bakımın odak noktası olmaya devam etmektedir ve ebeveynlerin önemli endişelerinden biridir. Ventrikülomegalinin antenatal tespiti, daha detaylı değerlendirmeyi hakeder, çünkü prognoz, ventriküler dilatasyonun boyutuna ve ilerlemesine ve ayrıca ilişkili anomalilerin varlığına veya yokluğuna bağlıdır. Genel olarak, lateral ventrikül çapı <15 mm olan, kromozomal hastalığı ve intrauterin enfeksiyonu olmayan, izole grupta, nörogelişimsel prognoz iyidir.

Anahtar Kelimeler: Ventrikülomegali, İzole ventrikülomegali, Psikomotor gecikme